BASIN BÜLTENİ Özgürgün: “Kıbrıs Türk kadını, toplumsal yaşamda tarihi görevler üstlendi” - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









BASIN BÜLTENİ Özgürgün: “Kıbrıs Türk kadını, toplumsal yaşamda tarihi görevler üstlendi”
Tarih: 06.12.2017 > Kaç kez okundu? 22

Paylaş


Başbakan Hüseyin Özgürgün, Kıbrıs Türk kadınının, toplumsal yaşamda tarihi görevler üstlendiğini belirtti.

Özgürgün, “5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü” dolayısıyla yayımladığı mesajında, “Dünya kadınlarının, insanca yaşama isteğini dile getirdiği dayanışma günü olan bugün (dün), Atatürk’ün öncülüğünde, Türk kadınına milletvekili seçme ve seçilme hakkının, 5 Aralık 1934’de tanınmasının 83. Yılı ve Dünya Kadın Hakları günü” ifadelerine yer verdi.

Atatürk’ün, “Ey Kahraman Türk kadını! Sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye değersin” sözlerinin, kadınlara verdiği değeri en anlamlı hale getirdiğini belirten Özgürgün, Türk kadınının, dünyada çok sayıdaki ülke kadınlarından önce seçme ve seçilme hakkını elde ettiğini, ülke yönetiminde söz sahibi olduğunu kaydetti.

Hüseyin Özgürgün, Kıbrıs Türk kadınının da, toplumsal yaşamda tarihi görevler üstlendiğine vurgu yaparak şöyle devam etti:

“Kıbrıs Türklerinin varoluş mücadelesinde erkeği ile omuz omuza vererek, cephe gerisinde dirayetli duruşu ve toplumu toparlayan tavrı ile mücadelenin kazanılmasında büyük pay sahibi olan kadınlarımız, bugün her alanda söz sahibi ve ülke kalkınmasında önemli görevler üstleniyor”

Özgürgün mesajında, “Karşılıksız sevginin, sabrın, eşsiz hoşgörünün ve emeğin ne demek olduğunu öğrendiğimiz kadınlarımız, her şeyin en güzeline layıktır. Dünya Kadın Hakları Günü’nü içtenlikle kutlarken, 7 Ocak 2018 Genel seçimlerinde aday olan tüm kadın adaylarımıza başarılar dilerim” ifadesine yer verdi.



Atun: “İslam Ticareti Geliştirme Merkezi’nin ülkemizde toplanması önemli bir gelişme”



Ekonomi ve Enerji Bakanı Sunat Atun, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin gözlemci üyesi olduğu ve tüm toplantı ve etkinliklerine katıldığı İslam İşbirliği Teşkilatı’na (İİT) bağlı kuruluşlardan biri olan İslam Ticareti Geliştirme Merkezi’nin (ICDT) “İİT Üye Ülkeleri’nde Ana İhracatçılar için İhracat Stratejileri” konulu toplantısının KKTC’de yapılmasının önemli olduğunu söyledi.

Atun, “İTT içinde kendi yerimizi güçlendiriyoruz. Bu toplantılara katılmak kadar bu toplantıların ülkemizde de yapılıyor olması son derece önemli” dedi.

Atun, Girne’de dün sabah başlayan ve yarına kadar sürecek olan toplantıya katılmak amacıyla KKTC’de bulunan konuk heyet onuruna yemek verdi. Atun bu arada, konuk heyet başkanı, İslam Ticareti Geliştirme Merkezi Genel Müdürü Dr. El Hassane Hzaine ile toplantının açılışı sonrası bir araya geldi. Atun, toplantının KKTC’de yapılması adına koyduğu katkılardan ötürü Hzaine’ye teşekkür etti.

Atun daha sonra, İslam Ticareti Geliştirme Merkezi Çalışma ve Eğitim Bölümü Başkanı Mamoudou Sall ile bir araya geldi. Bakan Atun, konuya ilişkin olarak şunları kaydetti:

“Ülkemiz, İslam Ticareti Geliştirme Merkezi ile işbirliği içerisinde daha önceki yıllarda (21 – 25 Nisan 2008 tarihleri arasındaki) “İhracat Denetimi ve Küçük ve Orta Boylu İşletmelerin (KOBİ) Kapasitesinin Artırılması” konulu atölye çalışması ve 3 – 6 Mart 2014 tarihleri arasında “Küreselleşme Bağlamında İhracat Teşviki ve Yatırım Stratejileri” konulu çalıştaya da ev sahipliği yapmıştı.

Ülkemiz önümüzdeki dönemde de İslam İşbirliği Teşkilatı ile teşkilata bağlı kurum ve kuruluşlar ile işbirliği içerisinde teşkilatın çeşitli toplantı ve etkinliklerine ev sahipliği yapmaya ve bu çerçevede gerek İslam İşbirliği Teşkilatı Sekretaryası gerekse üye ülkelerle ilişkilerini geliştirmeye daha da güçlü bir şekilde devam edecektir.”

Girne’de bu sabah (dün) başlayan çalıştayın, son derece önemli olduğunu, küreselleşen dünyada Kıbrıs Türkü’nün de kendi yerini almak zorunda olduğunu kaydeden Atun, “Bu ve benzeri çalışmalarla bunun gerçekleştiğini görmek bizi son derece mutlu ediyor” dedi.

Geçen ay Meclis’te onaylanan Bankacılık Değişiklik Yasası ile Faizsiz Bankacılık Sistemi’nin KKTC’de de uygulanmasının mümkün hale geldiğini anlatan Atun, bu vesile ile İslam Konferansı Örgütü’ne üye ülkelerin de yeni fonlar dahilinde KKTC’ye yatırım yapmasının daha kolay hale geldiğini ifade etti.



Lakadamyalı: “Çözüm olup olmadığına bakılmaksızın, Kuzey Kıbrıs’a uygulanan haksız ve insanlık dışı ambargoların kaldırılması gerekir”



Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Mustafa Lakadamyalı, Kıbrıslı Türklere 50 yıldır uygulanan ambargoların acilen kaldırılması gerektiğini söyledi.

Dışişleri Bakanlığı ile İslam Ticareti Geliştirme Merkezi iş birliğinde düzenlenen “İİT Üye Ülkelerinde İhracat Stratejileri” konulu bölgesel eğitim çalıştayı dün Girne’de başladı.

Çalıştayın açılış töreninde konuşan Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Mustafa Lakadamyalı, İslam İşbirliği Teşkilatı’na, gözlemci üye ülke olan KKTC’ye bu tür organizasyonlara ev sahipliği yapması olanağı verdikleri için teşekkür etti.

Kıbrıs Türk tarafının, uzun yıllardır devam eden Kıbrıs sorununa çözüm bulunması için büyük çaba sarf ettiğini ancak Kıbrıs Rum kesiminin bu konuda isteksiz davrandığını dile getirerek, uluslararası toplumun bu gerçeği göz ardı etmemesi gerektiğini kaydeden Lakadamyalı, Kıbrıslı Türklerin gerekli fırsatları yaratarak, İİT gibi dost ülkelerle iş birliği geliştirmesinin yadırganmaması gerektiğine vurgu yaptı.

Kıbrıs Türk tarafının dost ülkelerle ticaret, ihracat ve diğer konularda strateji ve iş birliği geliştirilmesinin önemine işaret eden Lakadamyalı, Kıbrıslı Türklere 50 yıldır uygulanan ambargoların acilen kaldırılması gerektiğini söyledi.

Uygulanan izolasyonun, ihracat ve ticaret yanında diğer konularda da Kıbrıslı Türklerin günlük yaşamını olumsuz etkilediğini dile getiren Lakadamyalı, izolasyonların, adada iki taraf arasında eşitsizlik ve dengesizlik yarattığını da vurguladı.

Çözüm olup olmadığına bakılmaksızın, Kuzey Kıbrıs’a uygulanan haksız ve insanlık dışı ambargoların kaldırılması gerektiğini vurgulayan Lakadamyalı, bunun, Kıbrıslı Rumların Kıbrıslı Türkleri eşit ortak olarak görmesi ve adada sürdürülebilir ve istikrarlı bir çözüm konusunda motivasyon kazanmasına katkı sağlayacağını anlattı.

Uluslararası toplumun artık ertelemeden Kıbrıslı Türklere uygulanan ambargoların kaldırılması için somut adım atması gerektiğini dile getiren Lakadamyalı, KKTC devletinin de bu süreçte, İİT üye ülkeler gibi dost ülkelerle küresel sorunların çözümünde yer almasının kendini geliştirmesine ilişkilerinin geliştirmesine katkı sağlayacağını ifade etti.

İslam Ticareti Geliştirme Merkezi Genel Müdürü adına konuşan Çalışma ve Eğitim Bölümü Başkanı Mamoudou Sall, teşkilatın KKTC ile birçok kez ortak etkinlik gerçekleştirdiğini belirtti ve etkinliğin KKTC’de yapılmasına katkı koyanlara ve katılımcılara teşekkür etti.

Sall, çalıştayın asıl amacını, “İİT üyesi ülkelerin ihracatçılarına, ihracat stratejileri alanında faaliyet gösteren insan kaynaklarının kapasite artırımı ve gelişimi için yardımcı olmak” diye açıkladı.

Sall ayrıca, uluslararası ticaretteki idari personel ve uzmanlaşmış teknisyen eksikliği ve çeşitlendirilmemiş ihraç edilebilir arzdan kaynaklanan sorunların, birçok ülkenin başarıyla ihracat yapamamasına ve uluslararası anlaşmalardan doğan imkânlardan tam olarak yararlanamamasına sebep olduğunu ifade etti.

Çalıştay, KKTC’nin gözlemci üye olduğu ve tüm toplantılara Kıbrıs Türk Devleti adı altında katıldığı İslam İşbirliği Teşkilatı’na bağlı kuruluşlardan biri olan ve merkezi Kazablanka’da bulunan İslam Ticareti Geliştirme Merkezi (ICDT) ile Dışişleri Bakanlığı ortak organizasyonunda gerçekleşiyor.

Açılış konuşmalarının ardından çalıştayın içeriğiyle ilgili bir sunum yapıldı ve İslam Ticareti Geliştirme Merkezi hakkında tanıtım filmi gösterildi.

Çalıştay, açılış töreninin ardından basına kapalı olarak devam etti.

KKTC bundan önce de, İslam Ticareti Geliştirme Merkezi ile iş birliği içerisinde 21 – 25 Nisan 2008 tarihleri arasındaki “İhracat Denetimi ve Küçük ve Orta Boylu İşletmelerin (KOBİ) Kapasitesinin Artırılması” konulu atölye çalışması, 3 - 6 Mart 2014 tarihleri arasında “Küreselleşme Bağlamında İhracat Teşviki ve Yatırım Stratejileri” konulu çalıştaya ev sahipliği yapmıştı.



Burcu’dan Anastasiadis’e eleştiri “Ne Kıbrıs Türk tarafına, ne de Türkiye’ye yöneltilebilecek en küçük bir suçlama olamaz ve olmadı”



Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Barış Burcu, seçimleri kazanmak uğruna çözümden uzaklaşan ve sorumluluğu Türk tarafına yıkmaya çalışanın, Rum Yönetimi Lideri Nikos Anastasiadis olduğunu söyledi. Burcu, Anastasiadis’i, “gerçekleri ters-yüz etmekle” eleştirdi.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Barış Burcu yaptığı yazılı açıklamada, ne Kıbrıs Türk tarafına, ne de Türkiye’ye yöneltilebilecek en küçük bir suçlama olamayacağını ve olmadığını vurgulayarak, “Müzakere sürecini yavaşlatmaya çalışan, uzlaşılardan geri adım atan, “hazır değilim” diyerek anlamsız ve gereksiz aralar isteyen, Cenevre ve Crans Montana’da düzenlenen Kıbrıs Konferansı’nın toplanmasını önkoşullarla engellemeye çalışan, engelleyemediği zaman ise Konferansı maksimalist tutumlarıyla sabote eden hep Nikos Anastasiadis’in bizzat kendisi olmuştur” dedi.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Barış Burcu, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri Sayın Nikos Anastasiadis’in, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın 2015 yılında seçilmesi sonrasında başlayan müzakerelerde, ilk dönemde çok büyük ilerleme sağlandığını, ancak daha sonra Türkiye’nin müdahalesiyle uzlaşılardan geri adımlar atıldığını iddia ederek, gerçekleri ters yüz etmeye çalıştığını söyledi.

“Kıbrıs Türk tarafının varılan uzlaşılardan saptığı ve geri adım attığı” yönünde iddia edilebilecek tek bir örnek olmadığını vurgulayan Burcu, “fakat tam tersi olarak Anastasiadis hem güven yaratıcı önlemler hem de 6 başlık altında sürdürülen özlü müzakereler kapsamında varılan uzlaşılardan geri adım attı. Buna dair maalesef birçok örnek vardır” ifadelerini kullandı.

Burcu, şöyle devam etti: “Anastasiadis’in de açıklamasında kabul ettiği gibi müzakere sürecinin ilk aşamalarında ciddi ilerlemeler kaydedilmiştir. Bu ilerleme her iki taraftaki çözüm karşıtlarının seslerini yükseltmelerine neden olmuştur. Böyle bir durumda liderlerin yapmaları gereken toplumlarına varılacak bir çözümün yararlarını ve çözümle ortaya çıkacak fırsatları bıkmadan ve sabırla anlatmaktır. Sayın Cumhurbaşkanımız tam da bunu yapmıştır. Maalesef Sayın Anastasiadis çözüm karşıtlarının çıkardığı şamatadan etkilenerek çark etmiştir. Rum tarafında yapılacak Başkanlık seçimlerinde çözüm karşıtlarının da oylarına talip olabilmek için Sayın Anastasiadis ne yazık ki çözüm odaklı bir anlayışı terk etti ve “Enosis Plebisitini” kutlama kararında olduğu gibi ırkçı ve faşist çevrelerin ortamı zehirleme çabalarına ödün verdi.”

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın, her iki toplumun eşitliği, özgürlüğü ve güvenliğini temin edecek kapsamlı bir çözümün bütün tarafların yararına olacağının bilinciyle, bu yönde ortaya çıkan fırsatların heba edilmemesi adına müzakere heyeti ile birlikte her zaman pro-aktif, yoğun ve samimi bir çaba içinde olduğunu söyleye Burcu, Cumhurbaşkanı Akıncı’nın sürecin sonuç alıcı bir tarzda daha ileri noktalara taşınması için yaratıcı, zorlayıcı ve belirleyici bir rol üstlendiğini, gereken zamanlarda siyasi inisiyatifleri aldığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Akıncı’nın aldığı bu siyasi inisiyatiflerin katkısı ve Türkiye’nin de yapıcı tavrı ile 5’li konferans aşamasına kadar ulaşıldığını ifade eden Burcu, Türk tarafının açılımları ile, müzakere tarihinde ilk defa Güvenlik ve Garantiler kapsamında, bir tarafın güvenliğinin diğer bir tarafa tehdit oluşturmayacağı yeni bir düzenlemenin önünün açıldığını belirtti.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Burcu şöyle devam etti:

“Müzakere sürecini yavaşlatmaya çalışan, uzlaşılardan geri adım atan, “hazır değilim” diyerek anlamsız ve gereksiz aralar isteyen, Cenevre ve Crans Montana’da düzenlenen Kıbrıs Konferansı’nın toplanmasını önkoşullarla engellemeye çalışan, engelleyemediği zaman ise Konferansı maksimalist tutumlarıyla sabote eden hep Sayın Anastasiadis’in bizzat kendisi olmuştur.

Gerçek budur ve yaşanan bu gerçeklikler Konferansa katılanlar önünde tarihe not edilmiştir. Bu yüzden ne Kıbrıs Türk tarafına ne de Türkiye’ye yöneltilebilecek en küçük bir suçlama olamaz ve olmamıştır. Seçimleri kazanmak uğruna çözümden uzaklaşan ve sorumluluğu Türk tarafına yıkmaya çalışan Sayın Anastasiadis bunu elde edememenin hayal kırıklığıyla gerçekleri ters-yüz etmeye çalışmaktadır.”













Enformasyon Dairesi







Facebook





Twitter





Instagram





Flickr





LinkedIn





Website













Dışişleri Bakanlığı







Facebook





Twitter





YouTube





Website













KKTC Dışişleri Bakanlığı

Enformasyon Dairesi



Tel: +90 (392) 601 1800 - 01

Faks: +90 (392) 228 4847

E-Posta: pio@mfa.gov.ct.tr

Adres: Selçuklu Caddesi, Lefkoşa KKTC

via Mersin 10 / TURKEY



Twitter: @trnc_pio

Facebook: @trncpio

Youtube: KKTCDisisleri





Yorumlar










Aktif Ziyaretçi 18
Dün Tekil 844
Bugün Tekil 649
Toplam Tekil 1982892
IP 54.226.34.209






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:































































26 Rebiü'l-Evvel 1439
Aralık 2017
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Kargalar ötmeye başlayınca bülbüller susar.
(MEVLANA)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.406 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu