BASIN BÜLTENİ Cenevre’de birinci gün görüşmeleri tamamlandı - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









BASIN BÜLTENİ Cenevre’de birinci gün görüşmeleri tamamlandı
Tarih: 10.01.2017 > Kaç kez okundu? 356

Paylaş


Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile Rum Yönetimi Lideri Nikos Anastasiadis, Cenevre’deki Kıbrıs zirvesi çerçevesinde dün gerçekleştirdikleri görüşmeyi saat 20.00’de (KKTC saatiyle 22.00’de) tamamladı.

Mülkiyet konusuyla ilgili ilk görüşmede, açıkta kalan ve uzlaşı bekleyen alanlardan yeni uzlaşılar sağlanabilecek hususlar belirlenerek, listelendiği öğrenildi.

Mülkiyet ana başlığı altında askıda bekleyen ve bugüne kadar yakınlaşma sağlanamayan bu hususların uzlaşılara dönüşmesi için teknik uzmanların çalışmaya başladığı belirtildi. “Güvenlik ve Garantiler”le ilgili de fikir eksersizleri yapıldı.

Cenevre zirvesinde bugün sabah “Yönetim ve Güç Paylaşımı” ile “AB ve Ekonomi” konuları görüşülecek.

Bu arada liderler, KKTC saatiyle 22.30’da İsviçre hükümetinin onurlarına verdiği yemeğe katıldı. Yemeğe, Cenevre’de bulunan Kıbrıslı Türk ve Rum siyasi parti başkanlarıyla iki tarafın müzakere heyetleri de katıldı.



TC Cumhurbaşkanı Erdoğan Yunanistan Başbakanı Çipras’la telefonda görüştü



TC Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yunanistan Başbakanı Çipras ile telefon görüşmesinde, Kıbrıs meselesiyle ilgili görüş alışverişinde bulundu.

Akşam saatlerinde görüşen Erdoğan ve Çipras, Cenevre'deki müzakerelerden olumlu netice alınabilmesi için tüm tarafların yapıcı bir tavır içinde olmalarının önemine dikkati çekti.



Başbakan Özgürgün: “Ya bir anlaşma olacaktır ya da KKTC yoluna devam edecektir ve bu gücü vardır”



Başbakan Hüseyin Özgürgün “Ya bir anlaşma olacaktır ya da dediğim gibi KKTC yoluna devam edecektir ve bu gücü vardır” dedi.

Hüseyin Özgürgün dün İHA muhabirinin sorularını yanıtladı. Başbakanlık’ta yapılan bir saatlik mülakatta KKTC Başbakanı Hüseyin Özgürgün, “ada için çözüm ya da çözümsüzlük yolculuğunda muhtemel senaryoları” değerlendirdi.

50 yıldır süren müzakere yolculuğunda neden sona gelinemediğine yanıt veren Başbakan Özgürgün, özellikle ABD-İngiltere ve Rusya üçgenindeki diplomatik ve dinsel tabandaki ağırlığa dikkat çekti ve aktörler arasında Türkiye'nin etkin olmadığı bir zeminde sağlamlıktan söz etmenin mümkün olmadığını söyledi.

Başbakan Özgürgün, şunları kaydetti:

“Aslında gelinen noktada hiç değişiklik yoktur. Rum tarafı hala şu niyettedir; Kıbrıs'ta bir Türk tarafı istemiyor. Bunu nasıl bertaraf ederek bir anlaşma yapmak ya da hiç yapmamak. Burada tıkanıklık öncesiyle sonrasıyla bir tek sebepten kaynaklanıyor. Ama çok karışmış bir sorun sebep olmasından dolayı göz ardı ediliyor. Türkiye'nin etkin ve fiili garantisinin olmadığı, hukuken iki kesimin net olarak belirlenmediği ve iki halkın eşitliğine dair güçlü bir ortaklık oluşturulmadığı takdirde yapılacak anlaşma çok ciddi sıkıntılar doğurur. Hatta bana sorarsanız çatışmaları da çok erken zamanda getirebilir. Tekrar burada mücadele etmek zorunda kalabiliriz”

Başbakan Özgürgün, Kıbrıs sorunu bağlamında Genel Sekterlerle mesafe kat edilmediğini öne sürerek, “Yeni Genel Sekreter Kıbrıs konusunda çok uğraşacak ben diyeyim. Uğraşması gerekir de çünkü BM gündemindeki en eski sorun Kıbrıs sorunu. Biteceğe de benzemiyor” dedi. Özgürgün şöyle devam etti:

“Her yiğidin ayrı bir yoğurt yiyişi var. Her genel sekterin de bir tarzı var. Kıbrıs sorununda da tarzlar değişti. Yeni Genel Sekterin de BM şemsiyesi altında veya onun himayesinde yapılan görüşmelerde kendine göre tarz belirleyeceğini veya bu noktada yeni bir şey söyleyebileceğini düşünüyorum fakat hiçbir şey söylemeyebilir de. Bazı genel sekreterlerse hiç konuya yakınlaşmadan görevini tamamlayıp gitti."

Cenevre’deki Zirve’yi de değerlendiren Özgürgün “Ya bir anlaşma olacaktır ya da dediğim gibi KKTC yoluna devam edecektir ve bu gücü vardır. Kendine yeten dinamikleri de vardır. Belirsizlikler ortadan kalktığı zaman anavatan Türkiye'nin de desteği ile rahat bir şekilde büyümemizi gelişmemizi sağlayacak hem insan kaynağına sahibiz” dedi.

“Güney Kıbrıs Rum Yönetimi 2004 yılında AB'ye tam üye olmuştu. Yakın zamanda Türkiye'nin uzun süren AB yolculuğunun deyim yerindeyse hüsrana dönüşmesi Türkiye'nin AB'ye restiyle sonuçlandı. Peki restin fotoğrafı adada nasıl yorumlandı?” sorusunu Başbakan Özgürgün şu sözlerle yanıtladı:

“Türkiye -AB ilişkilerinin çok önemli olduğunu düşünüyoruz. Bir taraf burada AB üyesi. AB'li diplomatlarla birçok kez konuştuk. Bu soruda hepsi de ‘haklısınız’ denildiği gibi ‘haklı değilsiniz’ diyerek cevap veren de var, cevap veremeyen de çıkmadı. Türkiye'nin bu anlamda Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın feveran etmesini çok iyi anlıyorum. Onlara da aynı şekilde davranıyorlar çünkü. Samimiyet yok. Samimiyet olsaydı zaten o da bu çıkışı yapmazdı bu şekilde reste gerek kalmazdı. AB - Türkiye ilişkilerinin de aslında belki de çözümün tek anahtarı olduğu gerçeğini de AB'de görmüştür. Yani Türkiye AB'ye girmiş olsa eminim ki Kıbrıs sorunu da bir hafta içinde çözülür. Bu tablo ortaya çıktığı anda zaten Kıbrıs sorunu da çözülmüş olacak. Köklü, değişiklikle kopmalara, parçalanmalara yol açacağını düşünmüyorum. Geçici krizler olduğunu düşünüyorum. Çünkü o etkileşimi gördüğünüz zaman bunun bir an kopabilecek bir bağın olmadığını görüyoruz.”



Eide: “Gerçeğin ortaya çıkacağı bir andayız”



BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide, İsviçre'deki BM Cenevre Ofisi'ndeki Kıbrıs müzakerelerine iyi bir başlangıç yaptıklarını belirterek, "Şimdi son aşamaya gelmiş bulunuyoruz. Gerçeğin ortaya çıkacağı bir andayız. Mantığım güçlü bir şekilde 'zor ama mümkün' olacağını söylüyor." dedi. Eide, BM Cenevre Ofisi'nde düzenlediği basın toplantısında bugün başlayan ve çarşamba günü sona erecek müzakerelerin planlandığı gibi başladığını söyledi.

Eide, son 19 aydır devam eden Kıbrıs müzakerelerinde
 ekonomi, Avrupa Birliği, mülkiyet, yönetim-güç paylaşımı
ve toprak ile güvenlik ve garantiler
olmak üzere 5 temel başlıkta kayda değer ilerleme kaydedildiğini söyledi.

Çarşamba günü sona erecek müzakerelerin ardından 12 Ocak'ta garantör ülkeler Türkiye, Yunanistan ve İngiltere ile adanın her iki tarafından delegasyonun katılacağı uluslararası konferans düzenleneceğini anımsatan Eide, Avrupa Birliği'nin (AB) de konferansa "özel gözlemci" statüsünde katılacağını aktardı.

Konferansta "Güvenlik ve Garantiler" konusunun ele alınacağını belirten Eide, söyle konuştu:

"12 Ocak, ancak 9 ve 11 Ocak'ta başarılı olursak verimli geçecek. Şimdi son aşamaya gelmiş bulunuyoruz. Gerçeğin ortaya çıkacağı bir andayız. Mantığım güçlü bir şekilde 'zor ama mümkün' olacağını söylüyor. Zor olacak, çünkü en komplike ve zor konular en sona bırakıldı. Kolay olacak, çünkü yeterli irade olduğu takdirde çözülemeyecek bir konu bilmiyorum."

Uluslararası konferansın perşembe günü yapılacağına dair kafalarında bir soru işareti olmadığını dile getiren Eide, konferansın kalite düzeyi ve başarısını 3 gün boyunca sürecek müzakerelerin belirleyeceğinin altını çizdi.

Eide, "Başarıya ulaşılırsa bu Kıbrıs için tarihsel olacak ve çatışmalardan etkilenen bölgelere çok ciddi bir sinyal gönderecek." dedi.

Konuşmasının ardından soruları cevaplayan Eide, Kıbrıs Rum kesiminin AB üyesi olduğunu hatırlatarak, konferansa katılması beklenen AB'nin karar verici rolü olmayacağını sadece "destekleyici rolü" olacağına işaret etti. Eide konferansın katılım düzeyiyle ilgili bir soru üzerine de önümüzdeki 3 gün boyunca sürecek müzakerelerin konferansa doğrudan etkisi olacağına değinerek, "(Konferans) En üst düzeyde veya ikinci yüksek düzeyde gerçekleşecek. Türkiye ve Yunanistan bugünden başlayarak 11 Ocak'a kadar burada neler olacağını takip ediyor." değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve Rum lider Nikos Anastasiadis'in katılımıyla bu sabah başlayan müzakerelerde "mülkiyet' konusunun ele alındığını anlatan Eide, bu başlığın uzun ve karmaşık bir konu olduğuna dikkat çekti. Eide, "Çok sıkı çalışacağız. İyi bir başlangıç yaptık. Bugün öğle arasında küçük çalışma grupları oluşturduk." dedi.

Müzakerelerde, tarafların 11 Ocak'ta kendi haritalarını sunması bekleniyor. Liderler, geçen kasım ayında İsviçre'nin Mont Pelerin kasabasında düzenlenen zirvenin istenen sonucu vermemesinin ardından 1 Aralık’ta adada bir araya gelerek müzakerelere devam ve ocak ayında Kıbrıs ile ilgili uluslararası bir konferans gerçekleştirme kararı almıştı. Kıbrıs'ta müzakereler, Cumhurbaşkanı Akıncı'nın göreve gelmesinin ardından BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide'nin arabuluculuğunda 15 Mayıs 2015'te yeniden başlamıştı. Kıbrıs müzakereleri,
 "Ekonomi, Avrupa Birliği, mülkiyet, yönetim-güç paylaşımı, toprak ile güvenlik ve garantiler" olmak üzere 6 temel başlıktan oluşuyor.



Burcu: “Herşey planlandığı gibi gidiyor”



Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Barış Burcu, çok yoğun günler yaşanan İsviçre’de herşeyin planlandığı gibi gittiğini söyledi.

Burcu, Cenevre’de dün başlayan müzakerelerde öğlen verilen arada basına kısa bir açıklama yaptı.

Müzakerelerde dünkü gündemde önce “Mülkiyet”, daha sonra da “Yönetim ve Güç Paylaşımı” bulunduğunu kaydeden Burcu, konuların planlandığı şekilde tartışıldığını belirtti.

Burcu, “Yeni siyahlar üretme potansiyeli olan bazı hususlarda sayın liderler uzmanlara gerekli direktifleri verdiler. Ve bugün öğleden sonra onlar kendi aralarında toplanıp, bunları siyaha dönüştürmeye çalışacaklar. Eğer bunu başarabilirsek, yeni, siyahlar ürettik diyebiliriz” dedi.

Barış Burcu, bugün öğleden sonra öncelikle “Güvenlik ve Garantiler” konusunda bir fikir teatisi olacağını ve zaman kalması halinde “Yönetime ve Güç Paylaşımı” konusunda açıkta kalan diğer konuları irdelemeye ve tartışmaya devam edeceklerini kaydetti.

Bu arada, elde edilen bilgilere göre, “Mülkiyet” konusundaki teknik çalışmaya, tarafların gerek görmesi durumunda, ilgili konular ele alınırken, IMF ve Dünya Bankası uzmanlarının davet edilebileceği öğrenildi.



Müzakereci Nami siyasi partileri bilgilendiriyor



Kıbrıslı Türk Müzakereci Özdil Nami, Cenevre'de gerçekleştirilen Kıbrıs müzakerelerinin ilk gününü siyasi parti temsilcileri ile değerlendiriyor.

Nami, bu kapsamda Cenevre'de Kıbrıs Türk heyetinin bulunduğu President Wilson Hotel'de siyasi parti başkan ve temsilcilerine müzakerelerin ilk günü hakkında brifing veriyor.

Toplantıya UBP adına Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, DP Genel Başkanı, Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Serdar Denktaş, Ana muhalefet CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman, TDP Genel Başkanı Cemal Özyiğit ve heyetleri katıldı.



Duncan: "Birleşik Krallık, Kıbrıs müzakerelerini tamamen destekliyor"



İngiltere, Kıbrıs sorununa çözüm bulmak için Birleşmiş Milletler (BM) gözetiminde Cenevre'de sürdürülen müzakereleri tamamen desteklediğini bildirdi.

İngiltere Dışişleri Bakanlığı Avrupa ve Amerika'dan Sorumlu Devlet Bakanı Alan Duncan, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve Rum Yönetimi Lideri Nikos Anastasiadis'in katılımıyla İsviçre'deki BM Cenevre Ofisi'nde başlayan müzakerelere ilişkin resmi Twitter hesabından açıklamada bulundu.

Duncan, açıklamasında, "Birleşik Krallık, BM Cenevre Ofisi'nde sürdürülen Kıbrıs müzakerelerini tamamen destekliyor. Bu hafta içerisinde müzakerelere katılmayı sabırsızlıkla bekliyorum" ifadelerine yer verdi.













Enformasyon Dairesi







Facebook





Twitter





Website





Instagram













Dışişleri Bakanlığı







Facebook





Twitter





YouTube





Website













KKTC Dışişleri Bakanlığı

Enformasyon Dairesi



Tel: +90 (392) 228 3365 / 228 3241

Fax: +90 (392) 228 4847

E-Mail: pio@mfa.gov.ct.tr

Adres: Selçuklu Caddesi, Lefkoşa KKTC

via Mersin 10 / TURKEY



Twitter: @trnc_pio

Facebook: TRNC Public Information Office / KKTC Enformasyon Dairesi

Youtube: KKTCDisisleri





Yorumlar










Aktif Ziyaretçi 39
Dün Tekil 1041
Bugün Tekil 551
Toplam Tekil 1933823
IP 54.198.143.210






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































29 Muharrem 1439
Ekim 2017
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Sevgim - Millete!
Vurgunluğum - Azadlığa ve adalete!
itaatim - Hocalarıma!
Borcum - Dostlarıma ve meslektaşlarıma!
Nefretim - Yalancılara ve iki yüzlülere!

(Ebülfez ELÇİBEY)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.406 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu