BASIN BÜLTENİ Akıncı ile Anastasiadis bugün görüşüyor - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









BASIN BÜLTENİ Akıncı ile Anastasiadis bugün görüşüyor
Tarih: 10.08.2019 > Kaç kez okundu? 103

Paylaş


Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile Kıbrıslı Rum lider Nikos Anastasiadis, bugün görüşüyor.

Beş aylık aranın ardından yapılacak görüşme, saat 09.30’da BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Elizabeth Spehar’ın ara bölgedeki resmi ikametgahında yer alacak.

Son görüşmelerini 26 Şubat’ta yapan Cumhurbaşkanı Akıncı ve Rum lider Anastasiadis, mobil telefonların adanın her iki tarafında kullanılabilmesine imkan sunan düzenlemenin başlaması vesilesiyle gerçekleştirdikleri telefon görüşmesinde, gayrı resmi bir toplantıda bir araya gelme konusunda mutabık kalmışlardı.

Cumhurbaşkanı Akıncı, görüşmeye her ikisinin de birer kişiyle katılmasını, yani görüşmenin 1+1 formatında olmasını önermiş ancak Anastasiadis’in öneriyi kabul etmemesinden dolayı yarınki görüşmenin baş başa yapılması kararlaştırılmıştı.

Cumhurbaşkanı Akıncı, Anastasiadis’le görüşmesi öncesi Salı günü Meclis’te temsil edilen partilerin başkanlarıyla görüşmüş ve toplantının ardından basına yaptığı açıklamada, Anastasiadis’le görüşmeye “iyi niyetle ve yapıcı bir ruhla” gideceklerini söylemişti.

Hidrokarbon konusunda ortak komite kurulması yönünde 13 Temmuz’da yaptığı ancak reddedilen önerinin Rum tarafınca tekrar değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Akıncı, üçüncü taraflara da Rum tarafına bu yönde mesaj vermeleri için çağrıda bulunmuştu.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Kıbrıs Türk halkının adı ne isterse olsun bulunacak herhangi bir çözümde çok önemli vazgeçilmezleri bulunduğunu, bunlardan birinin “siyasi eşitlik ve kararlara etkin katılım” olduğunu da vurgulamıştı.



Akıncı: "Geliniz Kıbrıs’ı gerilimin ve çatışmanın odağı yapmak yerine, barış ve iş birliğinin alanı haline getirelim"



Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Kıbrıs’ı gerilimin ve çatışmanın odağı yapmak yerine, adanın barış ve iş birliğinin alanı haline getirilmesi çağrısında bulundu.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Erenköy Direnişi ve Erenköy Şehitlerini Anma Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Her alanda güçlü olacağız ve bu gücümüzü kalıcı barışın tesisi yönünde kullanacağız. Yeni savaşların kaybedenleri çok olur. Kalıcı, adil barışın ise kaybedeni olmaz” dedi.

8 Ağustos 1964 tarihinin Kıbrıslı Türkler bakımından son derece önemli bir sembol olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Akıncı, halkın özgürlüğe olan tutkusunun bu tarihte daha da anlam kazanarak simgeleştiğini kaydetti.

Yüksek öğrenimlerini yarıda keserek kuşatma altındaki yurt topraklarında cepheye koşan yüzlerce üniversite öğrencisinin, bölgedeki diğer mücahitlerle birlikte Erenköy Direnişi’ni toplumsal bir özgürlük mücadelesi olarak tarihe yazdırdıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Akıncı, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Siyasal eğilimleri birbirlerinden çok farklı olan bu gençler, Kıbrıs Türk halkının özgürlük içinde var olması konusunda tam bir görüş birliği içindeydiler.

Tıpkı bugün olduğu gibi o günlerde de Kıbrıslı Türklerin hürriyetlerine olan düşkünlüğü, partiler ve ideolojiler üstü ortak bir noktaydı.

O gün karşı karşıya kalınan tehdit, gençleri bütün farklılıklarına rağmen, aynı mücadeleye omuz verme konusunda ortak kılmaya yetmişti. Bu mücadeleye havacı arkadaşlarıyla birlikte büyük katkı sağlamış olan Cengiz Topel’in ise Kıbrıs Türk halkının kalbinde müstesna bir yeri vardır.

Cengiz Topel’e duyulan sevgi ve saygı kuşaktan kuşağa aktarılmakta ve hep canlı tutulmaktadır.

Bugün buraya gelmeden anıtının yenilenmiş halinin açılışını yaparken, kendisine karşı hiç eskimeyen ve eksilmeyen özel duygularımızı da bir kez daha ifade etmiş olduk. Cengiz Topel hayatının baharında, henüz 30 yaşında Kıbrıslı Türklerin özgürlük mücadelesine destek verirken şehit düşen değerli bir Türk pilotuydu. Uçağı düşüp esir alındıktan sonraki katledilme biçiminin vicdanlarda açtığı yara çok derindir.”

Cengiz Topel’in şehit düştüğünü ama mücahit ve öğrencilerin yürüttükleri Erenköy Direnişi’nin başarıya ulaşmasına büyük katkı sağladığını anımsatan Cumhurbaşkanı Akıncı, “Bu özgürlük mücadelesine canları pahasına katkı koymuş olan Bereketçileri de unutmamak gerekir” dedi.

Cumhurbaşkanı Akıncı, Erenköy Direnişi’nin önemli kahramanlarından olan Bereketçilerin her türlü askeri donanımdan yoksun mücahitlerin ilk silah ve mühimmatlarını getiren Erenköylü balıkçılar olduğunu anımsattı.

Ne yazık ki savaşın dehşetinin bugün coğrafi olarak da adanın hiç de uzağında olmadığını söyleyen Cumhurbaşkanı Akıncı, bu tarihsel ve coğrafi gerçeklikten gerekli dersleri çıkarmanın ise tüm bölge halklarının ortak sorumluluğu olması gerektiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Akıncı, Kıbrıs’ta da geçmiş acılardan dersler çıkararak iki halkın siyasi eşitliğini, özgürlüğünü ve güvenliğini teminat altına alan bir gelecek kurmanın temel hedef olması gerektiğine dikkat çekerek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bizler Kıbrıslı Türkler olarak tahakküm altında yaşamaya boyun eğmeyeceğimizi Erenköy’de ve diğer yerlerde gösterdik.

Eşitliğin, insanca yaşamın temel koşullarından birisi olduğunu bilen bir halk olarak azınlık durumuna düşürülmeye asla razı olmayacağımız da bilinmektedir.”

Bugün Rum Yönetimi Lideri Nikos Anastasiades’le yapacağı görüşmeyi hatırlanan Cumhurbaşkanı Akıncı, görüşme öncesinde de şu çağrıyı yaptı:

“Adamızda kalıcı barış ortamını sağlamak için gerekli tavrı sergileme zamanı çoktan gelmiş ve artık geçmektedir.

Geliniz Kıbrıs’ı gerilimin ve çatışmanın odağı yapmak yerine, barış ve iş birliğinin alanı haline getirelim.”



Akıncı: “Askeri ve siyasi her anlamdaki gücü, gerek adada, gerek bölgede barış ve dostluk için kullanmak istiyoruz”





Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, hem diplomasi gücünü, hem diğer alandaki gücü, askeri ve siyasi her anlamdaki gücü, gerek adada, gerek bölgede barış ve dostluk için kullanmak istediklerini söyledi.

TC Savunma Bakanı Hulusi Akar ve beraberindeki heyet, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı tarafından kabul edildi.

Akar kabulde yaptığı konuşmada, Kıbrıs’ın milli dava olduğunu vurgulayarak, “Bizim Kıbrıs Türk halkıyla kader birliğimiz var” dedi.

Kıbrıs Türk halkının hem siyasi eşitliği, hem de güvenliğinin kendileri için hayati ve vazgeçilmez bir konu olduğuna vurgu yapan Akar, bu temelde hiçbir modeli dışlamadıklarını, hiçbir modeli de dayatmadıklarını, bu konuda sonuç odaklı çalışmaya gayret gösterdiklerini, müzakerelerin sonuç odaklı olması gerektiğini değerlendirdiklerini söyledi.

Sırf müzakere olsun diye yeni süreçler başlatmanın taraflara bir yararı olmadığını da düşündüklerini dile getiren Akar, “Kıbrıs bizim için çok önemli, hayati bir konu. 82 milyon Kıbrıs’ın ayağına diken batsa bundan rahatsız oldur. Gül atsa, çiçek atsa bundan son derece mutlu olur” dedi.

Türkiye Cumhuriyeti devletinin, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yaptığı çalışmaların mutlaka bir Kıbrıs tarafı olduğuna işaret eden Akar, Kıbrıs konusunda bugüne kadar ellerinden geleni yaptıklarını ve yapmaya devam edeceklerini kaydetti.

Gece gündüz demeden Kıbrıs Türk halkının yanında olduklarını, bundan sonra da aynı şekilde yanında olmaya devam edeceklerine dikkat çeken Akar, siyasi eşitlik ve güvenlik konusunda da yapılması gereken neyse Cumhurbaşkanı Akıncı’nın liderliğinde bunu başaracaklarına inanç belirtti.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ise, “Biz barış, uzlaşma, dostluk istiyoruz. Barış içinde hep birlikte kalkınmak istiyoruz. Bu adada iki toplum olarak, bu güzel coğrafyada tarihten gelen bir geçmişimiz var. Türk ve Yunan halkalarının dost olduğu dönemler de çok var. İllaki tarihimiz hep kavgayla, zorluklarla geçmedi. Bir Atatürk-Venizelos dönemi var” dedi.

Bölgede çok çilekeş halklar, sürüp giden, devam eden savaşlar olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Akıncı, şöyle devam etti:

“Orada sizin varlığınız da var. Tabi ki Türkiye’nin güvenliğini, Türk ulusunun güvenliğini sağlamak için de orada canla başla gayret gösteriyorsunuz. Burada, Kıbrıs’ta da sizlerin varlığı bizim en büyük güvencemiz. Gönlümüz arzu ediyor ki, uzattığımız dostluk eli, barış eli havada kalmasın. Bu el sıkılsın, çünkü öyle inanıyorum ki Türkiye’nin dostluğundan kazanılacak çok şey var.”

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, bu coğrafyada, Doğu Akdeniz’de kavgaya, didişmeye ayrılacak zamanın işbirliği projelerine ayrılması, birlikte Doğu Akdeniz’de binlerce metre derinlikte bulunan zenginlikleri hep birlikte yeryüzüne çıkarıp, adil bir paylaşıma tabi tutsak bundan herkesin kazancı olacağını vurguladı.

“Sizlerin buradaki varlığı hiçbir şekilde yanlış yorumlanmasın” diyen Cumhurbaşkanı Akıncı, bunun ne bir tehdit unsuru, ne de başka bir şey olduğunu kaydetti.

Akıncı şöyle devam etti:

“Elbette haklarımızın da koruyucusuyuz. Bunun için de güçlü olmak zorundayız. Ama gücümüzü de barış için, dostluk için kullanmak istiyoruz. Barışın dostluğun idamesi için kullanmak istiyoruz. Hem diplomasi gücümüzü, hem diğer alandaki gücümüzü askeri ve siyasi her anlamdaki gücümüzü gerek adada, gerek bölgede barış ve dostluk için kullanmak istiyoruz. Bu doğrultuda da aynı duygu ve düşünceler içinde olduğumuzun bilinci içindeyiz.”

Yarın Rum Yönetimi Lideri Nikos Anastasiadİs ile yapılacak görüşmenin de yine hakları koruma bilinci ve kararlılığı içinde gerçekleştirileceğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Akıncı, ama aynı zamanda bir dostluk eli varsa, o eli tutmanın siyasi kararlılığı içinde olacaklarını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Akıncı, “İnşallah aynı karşılığı karşı taraftan da göreceğiz, bütün temennimiz bu” dedi.



Uluçay: “İstek ve taleplerimiz Kıbrıs Türk halkının hak ettiği taleplerdir”



Cumhuriyet Meclisi Başkanı Teberrüken Uluçay, TC Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, TC Genel Kurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ile kara, hava ve deniz kuvvet komutanlarını kabul etti.

Kabulde ilk sözü alan bakan Akar, yenilenen Cengiz Topel Anıtı’nın açılış töreni ile Erenköy’deki anma törenine katılmanın kendileri için önemli olduğunu söyledi.

Türkiye ile Kıbrıs’ın kader birliği olduğunu ifade eden Akar, “Kıbrıs bizim milli davamız. Ayrımız gayrımız yok. Her fırsatta görüşüyor, bir araya geliyoruz. Kıbrıs’taki kardeşlerimizin siyasi eşitliği ve güvenliği başta olmak üzere konuların barışçıl yöntemlerle çözülmesi samimi dileğimizdir” dedi.

Barıştan, uluslararası hukuktan, sorunların görüşmeler yoluyla çözülmesinden yana olduklarını kaydeden TC Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, “Buradaki insanlar çok büyük sıkıntılar, acılar çekti. Bunların tekrarlanmaması ve iyi komşuluk ilişkileri temennimizdir. Ancak kimse yanlış hesapların peşinde olmasın. Hiçbir oldubittiye izin vermeyeceğimizi her zaman söyledik, söylüyoruz. Dün olduğu gibi bugün de Kıbrıslı kardeşlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.

Akar, bunu TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dahil Türkiye’deki en yetkili ağızların da ifade ettiğini söyledi.

Meclis Başkanı Teberrüken Uluçay ise Bakan Akar, Genel Kurmay Başkanı Orgeneral Güler ve kuvvet komutanlarını ülkede görmekten mutluluk duyduğunu söyledi. Uluçay, ziyaretin Erenköy direnişinin yıl dönümümde olmasının kendileri için ayrıca anlamlı olduğunu belirtti.

Erenköy direnişinin Kıbrıs Türk halkının mücadelesinde çok önemli bir yet tuttuğunu, bu önemin de canlılığını koruduğunu kaydeden Meclis Başkanı, Kıbrıs Türk halkının da Türkiye’nin de Kıbrıs sorunun siyasi eşitlik temelinde, güvenliğin de sağlanarak, ucu açık olmayan ve sonuç odaklı yöntemle çözülmesini arzu ettiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile Rum Lider Nikos Anastasiadis’in bugün gerçekleştireceği görüşmeye işaret eden Uluçay, “Temennimiz yarınki (bugünkü) görüşmede Güney Kıbrıs’ın bugüne kadar yapmış olduğumuz çağrılara olumlu zemin oluşturacak bir yaklaşım sergilemesi” dedi.

Doğalgazın gerginlik sebebi değil uzlaşı aracı olmasını dileyen Uluçay, “Bu çerçevede Güney Kıbrıs’a defalarca çağrı yaptık bugün de bu çağrımızı yinelemek istiyorum; Adanın etrafında bulunan doğal gazın sadece Kıbrıs adasına değil bölge ülkelerine de ekonomik refah getireceğini öngörüyoruz. İnançlıyız ve kararlıyız. İstek ve taleplerimiz Kıbrıs Türk halkının hak ettiği taleplerdir” şeklinde konuştu.



Tatar: “ 45 yıl önce gelen Mehmetçik sayesinde bugün güçlenerek yoluna devam eden bir devlet kuruldu”



Başbakan Ersin Tatar, TC Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve Genelkurmay Başkanı Org. Yaşar Güler, Kara Kuvvetleri Komutanı Org. Ümit Dündar, Hava Kuvvetleri Komutanı Org. Hasan Küçükyüz ve Deniz Kuvvetleri Komutanı Org. Adnan Özbal’ı kabul etti.

TC Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, kabulde yaptığı konuşmada, Kıbrıs ve Türk halkı için çok anlamlı bir gün olan bugünde Cengiz Topel’in anıtına ve Erenköy Direnişi’nin yıldönümü kutlamalarına katılmanın kendileri için de özel ve anlamlı olduğunu ifade etti.

Adada yaşanan gelişmeleri yakından takip eden Türkiye’nin garantör ülke olarak sorumlulukları olduğunu anımsatan Akar, “Garantörlüğe bağlı kader birliği yaptığımız ve milli davamız olan KKTC halkının siyasi eşitliği ve güvenliği bizim için vazgeçilmezdir. Bu konuda üzerimize düşen ne varsa üzerinde çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

Akar, kendilerinin müzakere konusunda dayatmaları da, dışlamaları da olmadığını dile getirerek, “Yeni bir müzakere başlatıyoruz diyerek sonucu olmayan birtakım süreçlerin de yararı olmadığını ve sonuç odaklı çalışmalara ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

Garantör ülke Türkiye olarak her zaman barıştan yana olduklarını yineleyen Akar, ”İyi komşuluk ilişkileriyle, uluslararası hukuk çerçevesinde problemlerin barışçıl yol ve yöntemlerle çözümlenmesinden yanayız” dedi.

Bu konuda kimsenin yanlış hesap yapmamasını isteyen Akar, hiçbir oldu bittiye müsaade etmeyeceklerinin altını çizdi.

Akar konuşmasına şöyle devam etti:

“Kıbrıs bizim milli davamızdır. KKTC halkıyla bizim kardeşliğimiz kader birliğidir ve bundan vaz geçmemiz ve taviz vermemiz söz konusu değildir. Bizim dileğimiz ve temennimiz, barışçıl yol ve yöntemlerle yapılan görüşmelerle ulusal sulh çerçevesinde buradaki halkımızın siyasi eşitliğinin görülmesi, güvenliğinin sağlanması ve hayatın müreffeh devamıdır”

Başbakan Ersin Tatar ise, kendilerinin de böyle bir günde, böyle bir heyetin ziyaretinin Kıbrıs Türk halkı için büyük mutluluk olduğunu dile getirdi. Akar, “Bugün tarihi bir gündür ve herkese nasip olmaz” dedi.

Tatar, Cengiz Topel anıtı yenileneceği zaman bir Erenköy mücahidinin ‘madem anıt yenileniyor o dönemde uçuş yapan pilotların isimleri de yazılsın’ dediğini kendisinin de bunu kolordu komutanına ilettiğini ve bu sabah o isimleri görmenin kendisini son derece mutlu ettiğini anlattı.

İstanbul’da yaşadığı ve Kıbrıs Türk Kültür Derneği Başkanlığı yaptığı dönem, Cengiz Topel’in ailesine ulaştığını ve hep birlikte mezarı başına gittiklerini aktaran Tatar, “Cengiz Topel bizim için çok büyük bir değerdir. O uçaklar, Türkiye’nin garantörlük hakkıyla gelerek, saldırıları püskürtmeyi yapabilmiştir. Bunun unutulmaması gerekir” dedi.

O dönemde yaşanan olaylardan alıntılar yapan Tatar, 1974’de Mehmetçiğin gelebilmesinin sebebinin 1960 anlaşmaları ve garantörlük hakkı olduğunu vurguladı. “Başta Menderes, Fatih Rüştü Zorlu, Dr. Küçük ve Rauf Denktaş olmak üzere etraflarındaki tüm ekiplerin ruhları şad olsun” diyen Tatar, 1960 anlaşmalarının tek taraflı müdahale hakkı veren çok zekice yapılmış anlaşmalar olduğuna işaret etti.

45 yıl önce gelen Mehmetçik sayesinde bugün güçlenerek yoluna devam eden bir devlet kurulduğunu ifade eden Tatar, “KKTC, Doğu Akdeniz’de ve mavi vatan dediğimiz bu olgularla, önemli bir noktaya gelmiştir. Bu coğrafyada yaşayan ve güçlenen KKTC, Türk dünyasının hak ve çıkarlarının korunması noktasında önemli bir yere gelmiştir” dedi

Tatar, bu doğrultuda burada iyi bir yönetim, dolayısıyla güçlü bir ekonomi, daha fazla refah ve esenlik verebilmek için çalıştıklarını söyleyerek, Türkiye’nin desteğinin son derece önemli olduğunu ve bu konuda güvenlerinin tam olduğunu belirtti.

Ersin Tatar, geçtiğimiz günlerde Yavuz gemisine çıktığını ve güçlü bir Türkiye ile bu coğrafyada nelerin yapılabileceğini müşahede ettiklerini söyleyerek, “Doğu Akdeniz’de böyle faaliyetlerde bulunabilmek her ülkenin yapabileceği işler değildir” dedi.

“Güneydeki komşularımız, tüm uluslararası anlaşmalara rağmen tek başlarına tüm Kıbrıs kendilerininmiş gibi küstahça birtakım anlaşmalarla bu işi götürmeye çalışıyorlar” diyen Tatar, Türkiye’nin bu dik duruşu ve Kıbrıs Türkü’nün haklarını koruma kararlılığının önemine işaret etti.

Başbakan Tatar, Kıbrıs Türk halkının çok sabrettiğini, siyasi ve ekonomik olarak mağdur olduğunu ve artık kendilerine göre federal temelde bir sürecin çok da umut verici olduğunu düşünmediklerini belirtti. Tatar, “Bugüne kadar çok zaman harcandı, fedakarlıklar ve çok da esneklikler yapıldı” dedi.

Crans Montana sürecine değinen Tatar, bundan sonra bir anlaşma süreci yeniden başlayacaksa, sadece federal temelli değil, sonuç odaklı başka alternatif düşüncelerin de mutlaka masada olması gerektiğini vurguladı.

“Kıbrıs Türk halkı, Türkiye’den koparma ve garantörlük haklarını sulandırma oyunlarına gelmez” diyen Tatar, Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon zenginliklerine yönelik adımlardan sonra Türkiye’nin de buradaki hak ve menfaatlerinden geri adım atmayacağını düşündüklerini belirtti.





Özersay: “Belki bir paradigma değişikliği yapma noktasına geldiğimiz bir döneme giriyoruz”



Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, makamında TC Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, TC Genel Kurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ve kara, hava ve deniz kuvvet komutanlarını kabul etti.

Özersay, garantör Türkiye Cumhuriyeti’nin Milli Savunma Bakanının, Genel Kurmay Başkanının ve kuvvet komutanlarının birlikte ve böyle özel bir günde ülkede bulunmasının son derece önemli olduğunu söyledi.

Özersay, “Mevcudiyetiniz ve ziyaretiniz bizim için barışın, güvenliğin ve hepsinden önemlisi istikrarın güvencesidir” dedi.

Doğu Akdeniz’de son dönemde doğalgaz ve hidrokarbon kaynaklarıyla ilgili yaşanan gelişmeler işaret eden Özersay, “Doğu Akdeniz bölgesinde ve Kıbrıs’ta silahlanma yönünde ve askeri işbirliği bağlamında Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin son dönemde attığı atımlar dikkate alındığında ziyaretinizi son derece zamanlı ve anlamlı buluyoruz. Bu ziyaretten mesaj alması gerekenler gerekli mesajı alacak diye düşünüyoruz, almayanlara da almalarını tavsiye ediyoruz” şeklinde konuştu.

KKTC’nin Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın yetki ve sorumluluk alanına giren konularda Türkiye Cumhuriyeti ile yakın işbirliği içinde olduklarını söyleyen Özersay, “Kıbrıs konusunun geleceğiyle ilgili olarak da TC Dışişleri Bakanlığı ile yakın işbirliği ve diyalog halindeyiz” dedi.

1968’de başlayan ve 50 yıl devam eden Kıbrıs müzakerelerinde giderek bir kırılma noktasında gelindiğini kaydeden Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Özersay, “Belki bir paradigma değişikliği yapma noktasına geldiğimiz döneme giriyoruz. Bu bağlamda bu şekilde güçlü bir ziyaretin ülkemiz ve ülkelerimiz, örtüşen dış politikalarımız açısından son derece önemli” şeklinde konuştu.

Türkiye Cumhuriyeti Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ise, yenilenen Cengiz Topel Anıtı’nın açılış töreni ile Erenköy’deki anma töreninde Kıbrıslı Türklerle beraber olduklarını, bunun mutluluğunu ve heyecanını yaşadıklarını belirtti. Akar, “Bu gün önemli bir anı olarak hatırlarımızda kalacak” dedi. Akar, ülkede gördükleri yatırımların da kendilerini sevindirdiğini söyledi.

Akar, Türkiye’nin garantörlükten doğan hak ve sorumlulukları olduğunu, bunu yerine getirmeye kararlı ve hazır olduklarını belirterek, “Bu konuda imkan ve kabiliyetimiz de yeterli” dedi.

Akar, “TC devleti garantörlük hak ve sorumluluklarını dün neyse bugün de aynı ciddiyetle, aynı şiddetle uygulamaya hazırdır. Geçmişte oldu, bugün bitti şeklinde ya da birtakım sulandırıcı sözlerle, şunlarla bunlarla bu gerçek değiştirilemez” şeklinde konuştu.

Kıbrıs’ın Türkiye Cumhuriyeti’nin milli davası olduğunu söyleyen Akar, ülkenin büyük bir hassasiyetle buradaki gelişmeleri takip ettiğini belirtti, “Kıbrıslı kardeşlerimizin, rahatı, huzuru ve güveni bizim için son derece önemli. Kıbrıs Türkü ile kader birliği ettiğimizin de bilincindeyiz. KKTC halkının siyasi eşitliği ve güvenliği bizim için vazgeçilmezdir. Bu konuda hiçbir taviz verilemez, bu konu eğilip bükülemez, açık ve nettir. Bunun bu şekilde bilinmesi lazım” dedi.

Kıbrıs’ta bulunacak çözüm modeli konusunda Türkiye’nin dayatması olmadığını kaydeden TC Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, “Herhangi bir modeli de dışlamıyoruz. Sorunun, sonuç odaklı müzakere, uluslararası hukuk çerçevesinde barışçıl yöntemlerle çözülmesinden yanayız. Bunu pek çok kez söyledik” dedi.

Kıbrıslı Türklerin önlerini görmek istediğini de söyleyen Akar, “Müzakere yapmış olmak için yeni süreçlerin başlatılmasının taraflara yarar getirmediğini biliyoruz, görüyoruz ve kabul ediyoruz. Bu da mutlaka değerlendirilmeli” dedi.

TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TC Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve diğer yetkililerin de barıştan, iyi komşuluk ilişkilerinden ve uluslararası hukuktan yana olduklarını dile getiren Akar, “Bu bizim samimi kanaatimiz, düşüncemiz. Tarafların aklıselim olmasını bekliyoruz” şeklinde konuştu.

TC Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar şöyle devam etti:

“Diğer taraftan da şunu söylemek zorundayız. Bu bir tehdit değil. Eğer herhangi bir şekilde oldu bittiye çalışırsanız, herhangi bir şekilde bizim içinde olmadığımız, Türkiye’nin, KKTC’nin içinde olmadığı birtakım kararlar vermeye kalkarsanız Doğu Akdeniz’le alakalı, hidrokarbon, münhasır ekonomik bölge dahil, Kıbrıs’ın kendi içindeki meseleler dahil bir şekilde bir oldubittiye kalkarsanız böyle bir çıkış olmadığını, buna asla müsaade etmeyeceğimizi, böyle bir kararın ve uygulamanın yaşama şansı olmadığını açık şekilde ortaya koymak istiyoruz, bilinmesini istiyoruz.”



Akar: “Hedef Kıbrıs’ta barış, istikrar ve huzur”



Türkiye Cumhuriyeti Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, hedeflerinin, gayretlerinin ve temel düşüncelerinin Kıbrıs’ta barışı, istikrarı ve huzuru kalıcı hale getirmek olduğunu söyledi.

TC Savunma Bakanı Hulusi Akar, Erenköy Direnişi ve Erenköy Şehitlerini anma töreninde yaptığı konuşmada, Erenköy Direnişi’nin Kıbrıs Türkü’nün özgürlük ve varoluş mücadelesinde ayrı bir önemi olduğunu ifade ederek, Erenköy Direnişi ve Şehitlerini anmanın 55. yıl dönümünde KKTC’de olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Tarihin milletlerin hafızası olduğunu, milletlerin tarihlerinden hatıralarından beslendiklerini söyleyen Akar, hatırası olmayanın, hafızası da olmayacağını kaydetti.

“Asil milletimizin hafızası binlerce yıllık şanlı tarihimizde yaşanan pek çok olayı barındırıyor” diyen Akar, Şanlı Erenköy Direnişi’nin de toplumsal hafızamızda önemli bir yer tutan olaylardan bir olduğunu vurguladı.

55 yıl önce Erenköy’de yaşananların önemine işaret eden Akar, Kıbrıslı Türklerin uzun yıllar yaşadığı acıları, maruz kaldığı haksızlıkları hiçbir zaman unutmadıklarını, unutmayacaklarını söyledi.

Akar, 530 mücahit ve mücahidenin Rumların sayıca ve silahça çok üstün kuvvetlerle yaptığı taarruzlara karşı “ölürsem şehit, kalırsam gazi anlayışıyla” Erenköy’de verdiği mücadelenin tarihte altın harflerle yerini aldığını belirtti.

Bu kahramanların, Kıbrıslı Türklerin yaşadığı acılara 3 aylık bebekten 90, 100 yaşındaki ihtiyarlara kadar masum Türk halkının maruz kaldığı zulme ve vahşete sesiz kalmadıklarını ifade eden Akar, “Eğitimlerini, geleceklerini ve hayatlarını feda etmekten çekinmeyerek, büyük bir varoluş mücadelesinin kıvılcımını ateşlemişlerdir” dedi.

Akar konuşmasını şöyle sürdürdü:

“TC devleti ve Türk Silahlı Kuvvetleri olarak, 1964’te Erenköy’de, 1974’te Barış Harekatı’nda nasıl yanınızdaysak, çektiğiniz acılara, uğradığınız zulme nasıl sesiz kalmadıysak, bugün de aynı duygularla buradayız.

Asil milletimiz ayrılmaz bir parçası olan Kıbrıs Türkü ile el ele, gönül gönüle dayanışma içindedir. Bu gönül ve kader birlikteliğimiz bundan sonra da devam edecektir. Bizler Ege’de, Doğu Akdeniz’de Kıbrıs’ta sorunların barışçıl yöntemlerle, barışçıl yollarla, barış yoluyla, iyi komşuluk ilişkileri çerçevesinde ve uluslararası hukuka saygı gösterilerek, uygun bir şekilde çözümlenmesinden yanayız. Temel yaklaşımımız bu. Barışçıl çözümlerden yanayız.”

TC ve KKTC’nin bugüne kadar barış ve istikrardan yana olduğunu her fırsatta gösterdiğini, barış, huzur adına üzerine düşeni yaptığını ve yapmaya da devam ettiğini vurgulayan Hulusi Akar, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın, Türkiye’nin de barış ve dostluk adına önemli bir adım olarak değerlendirdiği bir çağrıda bulunduğunu anımsattı.

Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon çalışmaları ile ilgili olarak Birleşmiş Milletler gözetiminde ortak bir komite kurulmasına dair yapılan çağrının kabul edilmediğini belirten Akar, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bu kapsamda garantör ülke olarak Türkiye Cumhuriyeti devleti, KKTC’nin verdiği ve Türkiye Cumhuriyeti’ne ait deniz yetki alanlarımızda bulunan bölgelerdeki faaliyetlerimize başladık, devam ediyoruz, devam edeceğiz.

Temennimiz, dileğimiz, arzumuz, isteğimiz Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin bizler gibi iyi komşuluk ilişkileri çerçevesinde uluslararası hukuka saygılı bir şekilde ve kaynakların adil paylaşımı yönünde hep birlikte neler kazanabiliriz düşüncesinden hareket etmesi. ”

Ege, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs’taki sorunların Yunanistan’da yeni kurulan hükümet ile iş birliği ve karşılıklı güven içinde çalışarak aşılabileceğine inanmak istediklerini ifade eden Hulusi Akar, “Hedefimiz adada barışı, istikrarı ve huzuru kalıcı hale getirmektir, bütün gayretimiz amacımız, temel düşüncemiz budur” dedi.

Kıbrıs’ta iki toplumlu, iki kesimli, politik eşitliğe dayalı, adil kalıcı ve kapsamlı çözüme ulaşılmasının adaya barış, huzur ve istikrar getireceğini vurgulayan Akar, tüm faaliyetlerin bunu gerçekleştirmek için olduğunu, bunun herkes tarafından görülmesini istediklerini söyledi.

Türkiye ve Kıbrıs Türkü’nün barış, istikrar ve huzur için el uzattığını belirten Hulusi Akar, bu ele cevap bekliyoruz. Biz, başta Rumlar olmak üzere ilgili tüm kesimlerin bu uzlaşmacı ve samimi yaklaşımlarımızı anlamalarını ve aynı şekilde davranmalarını umuyoruz. Böylece adada yeni, barış hikayeleri yazılabileceğini umut ediyoruz, düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

Bölgede barış istikrar ve güvenliğin en güçlü teminatı ve garantörü olan Türkiye’nin hem kendisinin, hem de KKTC’nin meşru hak ve menfaatlerini her zaman uluslararası hukuk dahilinde Garanti ve İttifak Anlaşmaları doğrultusunda koruduğunu ve korumaya devam edeceğini vurgulayan Hulusi Akar, konuşmasına şöyle devam etti:

“Bir oldubittiyle, Kıbrıs Türkü’nün haklarının gasp edilmesine asla göz yumulmayacaktır. Bu azim ve kararlılığımızın iyi anlaşılması gerekir. Biz, bir taraftan iyi niyetle, uluslararası hukuka saygı çerçevesinde, iyi komşuluk ilişkileri çerçevesinde dostane bir şekilde barışçıl yol ve yöntemlerle sorunlarımızın çözülmesini beklerken, talep ederken, arzu ederken, teşvik ve telkin ederken, diğer taraftan da bunun hiçbir şekilde bir zafiyet olarak anlaşılmamasını, yanlış hesaplara gidilmemesini bizim gücümüzün kuvvetimizin test edilmemesini, bunun faturasının ağır olacağını her fırsatta söyledik, söylemeye devam edeceğiz.”

Hulusi Akar, konuşmasını başta TC’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, Dr. Fazıl Küçük, Rauf Raif Denktaş’ı ve Kıbrıslı soydaşların haklı mücadelesinde emeği geçen herkesi, şehit mücahit ve mücahide, Mehmetçik ve ebediyete intikal etmiş kahraman gazileri rahmet ve minnetle andı, hayatta olan gazilere, mücahitlere ve ailelerine de saygılarını sundu.



Erenköy Direnişi ve direnişte şehit düşenler anıldı



Kıbrıs Türk mücadele tarihinin dönüm noktalarından olan 8 Ağustos 1964’teki Erenköy Direnişi ve bu direniş sırasında şehit düşenler, dün anıldı.

Erenköy Şehitliği’nde Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Meclis Başkanı Teberrüken Uluçay, Başbakan Ersin Tatar başta olmak üzere devlet ve hükümet yetkilileri yanında Türkiye Savunma Bakanı Hulusi Akar, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ve kuvvet komutanlarının da katılımıyla tören düzenlendi.

Erenköy Direnişi sırasında şehit düşen ve Türkiye’de cumhuriyet döneminin ilk hava harp şehidi olan Pilot Yüzbaşı Cengiz Topel’in Gemikonağı’nda yenilenen anıtının açılışının ardından protokolün Erenköy’e gitmesiyle başlayan törende ilk olarak şehitler anıtına çelenkler sunuldu.

İlk Bereket Çadırının kurulduğu yer olan Erenköy’de sınırlı sayıda mücahidin, kısıtlı imkanlarla verdiği mücadele, Kıbrıs Türk mücadele tarihinde önemli yer tutuyor.

Birçoğu Türkiye’de yüksek eğitim alan, ayrıca İngiltere’den gelen 500’ü aşkın Kıbrıslı Türk genç 1964 yılında adaya teknelerle gelerek, Erenköy bölgesi halkıyla birlikte Rum saldırılarına karşı, Kıbrıs Türkü’nün varoluş mücadelesinde köşe taşı olan kritik bir mücadele vermişti.

Erenköy’de, 18’i 1964’te, 3’ü de 1974’te olmak üzere 21 kişi şehit olmuştu.













Enformasyon Dairesi







Facebook





Twitter





Instagram





Website













Dışişleri Bakanlığı







Facebook





Twitter





YouTube





Website













Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti

Başbakan Yardımcılığı ve

Dışişleri Bakanlığı

Enformasyon Dairesi



Tel: +90 (392) 601 1800 - 01

Faks: +90 (392) 228 4847

E-Posta: pio@mfa.gov.ct.tr

Adres: Selçuklu Caddesi, Lefkoşa KKTC

via Mersin 10 / TURKEY



Twitter: @trnc_pio

Facebook: @trncpio

Youtube: KKTCDisisleri





Yorumlar









Aktif Ziyaretçi 24
Dün Tekil 1401
Bugün Tekil 1139
Toplam Tekil 2751803
IP 18.210.23.15






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:































































17 Rebiü'l-Ahir 1441
Aralık 2019
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Dünya'da kim ordusundan, milletinden, biliminden, kültüründen, kimliğinden, vazgeçmiş ki, sende vazgeçiyorsun ?
(Prof. Dr. Oktay SİNANOĞLU)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Hedefimiz - Mefkuremiz - Faaliyetler - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2019 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 7.867 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu