BASIN BÜLTENİ Özersay: “Zenginliğin nasıl paylaşılacağına Anastasiadis tek başına karar verecek değildir, böyle bir hakkı yoktur” - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









BASIN BÜLTENİ Özersay: “Zenginliğin nasıl paylaşılacağına Anastasiadis tek başına karar verecek değildir, böyle bir hakkı yoktur”
Tarih: 18.12.2018 > Kaç kez okundu? 42

Paylaş


Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, Rum lider Anastasiadis tarafından doğal gaz zenginliği konusunda yapılan açıklamaya tepki gösterdi ve “Bu zenginliğin nasıl paylaşılacağına Anastasiadis tek başına karar verecek değildir, böyle bir hakkı yoktur” dedi.

Özersay, Anastasiadis’in doğal gaz zenginliğinin Kıbrıslı Türklerle dörde bir oranında paylaşılacağına dair sözlerine cevaben açıklama yaptı.

Özersay açıklamasında “bu zenginliğin nasıl paylaşılacağına Anastasiadis tek başına karar verecek değildir, böyle bir hakkı yoktur. Sayın Anastasiadis’e sesleniyorum, bir an önce bu doğal zenginliğin tek sahibi gibi konuşmayı bırakırsa iyi olur. Paylaşmaya gerçekten niyeti varsa buyursun bu konuda bizimle masaya otursun ve neyi ne oranda nasıl paylaşacağımızı bir an önce konuşmaya başlayalım, bir an önce mahsuplaşalım. Bunun nasıl olacağını mal sahibi gibi davranıp kendisi belirleyemez, bu kaynakların ortak sahibiyiz ve bu oran birlikte belirlenecek, birlikte belirlenmek zorunda” ifadelerini kullandı.

Özersay ayrıca bir ortaklık bağlamında paylaşım olamıyorsa, bir an önce genel bir mahsuplaşma için oturup konuşulması gereğine de dikkat çekerek şöyle dedi:

“Bu paylaşım Kıbrıs Rum tarafının bu zihniyetiyle bir ortaklık çerçevesinde olamayacaksa ki şu anda durum onu gösteriyor, o halde oturup bu konuda mahsuplaşmamız gerekir. Bu kadar yıldır geçen süre içerisindeki hak gaspları, yitirilenler ve haksız yere elde edilenler bağlamında her şeyi bir sepete koyup mahsuplaşmamız ve bu zenginliği de tüm bu geçmiş kayıpları da dikkate alarak hakça ilkeler ışığında paylaşmamız gerekir. Bu da sadece nüfusun esas alınacağı bir husus olamaz.”

Özersay açıklamasında şu ifadelere yer verdi.

“Sayın Anastasiadis dörde bir oranından bahsediyor ve nüfus oranına dikkat çekiyor. Bir kere geçmiş dönemdeki bazı yakınlaşmalardan ve gelecekte yapılacağı varsayılan bir kapsamlı çözümden bahsediyorsa bizim artık buna karnımız toktur. 50 yıldır devam eden ve bulunamayan bir çözüm, yakında olacakmış gibi davranıp ‘o gün geldiğinde bu kaynaklardan beraber yararlanırız’ diyen bir yaklaşıma biz artık itibar etmeyiz. Çünkü bu adada karine çözümsüzlüktür. Çözüm olunca şu şekilde paylaşacağız diyerek bugünün şartlarında haklarımızı gasp etmeye çalışıyor oldukları açıktır. Çözümsüzlük devam ettiği sürece bizim yerimize karar vermeyi sürdürdükleri için bu türden açıklamalarla sanki paylaşacaklarmış gibi bir algı yaratmaya çalışıyorlar. Oysa paylaşmaya hazırsa bugünden paylaşmak için bizimle masaya oturup bu konuyu konuşmalıdır. Bunu kapsamlı çözüme bağlamaya çalışması ve sadece o bağlamda ele alabileceği imasında bulunması, paylaşmak yönündeki isteksizliğini gösterir. Kıbrıs Rum liderinin, toplumunun genelinin beklentilerini de yansıtarak zenginliğin paylaşılmasını istemediğini gözlemliyorum.”

Uluslararası hukukta bu türden doğal zenginliklerin paylaşılmasında hakça ilkelerin esas olduğunu, bunun da sadece nüfus değil toplumların ekonomik düzeyi ve bu zenginliğe olan ihtiyaçları, tarihsel kullanım ve benzeri pek çok unsurun toplamından olduğuna dikkat çeken Özersay, şöyle devam etti:

“Günü geldiğinde bu paylaşımın nasıl olacağına birlikte karar vereceğiz, birlikte karar vermemiz gerekir. Ve o gün çoktan geldi. Bu paylaşım bir ortaklık içerisinde olacak düşüncesiyle geçmişte bazı ilkelerde görüş birliği oluştu ancak bu ortaklığın olacağı veya yakın olduğu yönünde inandırıcı, ikna edici bir durum söz konusu değildir. Bu nedenle kimse bize hakkımızın ne olduğunu belirlemek ve irademizin dikkate alınması için oturup çözümü beklemek zorunda olduğumuzu söyleyemez. Kaldı ki bu paylaşım Kıbrıs Rum tarafının bu zihniyetiyle bir ortaklık çerçevesinde olamayacaksa ki şu anda durum onu gösteriyor, o halde oturup bu konuda mahsuplaşmamız gerekir. Bu kadar yıldır geçen süre içerisindeki hak gaspları, yitirilenler ve haksız yere elde edilenler bağlamında her şeyi bir sepete koyup mahsuplaşmamız ve bu zenginliği de tüm bu geçmiş kayıpları da dikkate alarak hakça ilkeler ışığında paylaşmamız gerekir. Dediğim gibi bu da sadece nüfusun esas alınacağı bir husus olamaz.”



Uluçay, istanbul’ da Parlamentolararası Kudüs Platformu Konferansına katıldı



Cumhuriyet Meclisi Başkanı Teberrüken Uluçay, İstanbul’da Parlamentolararası Kudüs Platformu tarafından düzenlenen konferansa katıldı.

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Binali Yıldırım’ın davetiyle konferansta yer alan Başkan Uluçay, konferansın açılış etkinliğinde yer aldı.

Konferans çerçevesinde KKTC'yi temsilen bir konuşma yapan Uluçay, Filistin halkına desteğini belirtti ve katılımcılara Kıbrıs sorunu konusunda bilgi verdi.

Kudüs’ün, Filistin davasının bir parçası olduğu kadar, haklı mücadelenin sembolü ve en kutsal noktalarından biri olduğuna vurgu yapan Uluçay, Kudüs’ün Filistin devletinin başkenti olduğunu ve bunu hiçbir güç ve hiçbir ittifakın inkâr edemeyeceğini söyledi.

Uluçay, Kıbrıs Türk halkının komşu ve kardeş Filistin halkının barış, uzlaşı ve güven içerisinde yaşam mücadelesini takdir ederken, Kıbrıs adasındaki barış mücadelesini de herkesin kazançlı çıkacağı bir şekilde sonuçlandırmak için çaba sarf ettiğini ifade etti. Uluçay, “Üzülerek belirtmem gerekir ki, fedakârlıklarımız, aldığımız risk ve sorumluluklar, maalesef, bugüne kadar bizleri istediğimiz noktaya taşıyamamıştır” dedi.

Konuşmasında Kıbrıs sorununa ve müzakere sürecine de değinen Uluçay, Cenevre ve Crans Montana’da yapılan konferans ve müzakereler hakkında bilgi verdi. Uluçay, on yıllardır süren müzakereleri sonuçlandırmak ve adayı barış ve huzura kavuşturmak hususunda Rum tarafının gereken ciddiyeti sergileyemediğini kaydetti.

Teberrüken Uluçay, bu tavrın kırılması ve Rum tarafının aklıselime davet edilmesinin aynı zamanda bölgesel bir gereklilik ve ihtiyaç olduğuna işaret etti. Uluçay, ucu açık, ilelebet sürecek müzakereler değil, sonuç odaklı, takvimlendirilmiş kısa ve yoğun yeni bir müzakere sürecinin Kıbrıs sorununu nihayete kavuşturabileceğini söyledi.

Uluçay, iki-bölgeli, iki-toplumlu, iki tarafın siyasi eşitliğine dayalı federal çözüm için gereksinim duyulan hemen tüm teknik ve hukuki müzakerelerin yapıldığını anımsatarak “Eksik olan siyasi iradedir, liderliktir, cesarettir” dedi. Uluçay, kendilerinin Kıbrıs Türk tarafı olarak hazır olduğunu, gerekli cesaret ve liderliği de göstermeye devam edeceklerini vurguladı.

Kıbrıs adasının tüm yeraltı ve yer üstü doğal kaynaklarının iki halkın ortak malı olacağı ve birlikte yönetileceği konusunun çok uzun zamandır müzakere masasında mutabakat sağlanan bir husus olduğuna dikkat çeken Uluçay şunları kaydetti:

“Maalesef bu konuda da Rum tarafı tek taraflı adımlar atmaya devam etmektedir. Bu yaklaşım yeni risklere davetiye çıkarmaktadır. Rum kesiminin tek taraflı ilan ettiği münhasır ekonomik bölgesinde uluslararası şirketlere verdiği lisanslar, buna binaen yapılmakta olan faaliyetler Ada’nın asli unsuru ve eşit ortağı olan Kıbrıs Türk halkının rızası alınmadığından hukuksuzdur, hükümsüzdür ve barışa hizmet etmemektedir. Kıbrıs Türk halkı hakkına, hukukuna ve menfaatlerine sahip çıkmaktan, bu amaç doğrultusunda siyaset geliştirmek ve gerekli adımları atmaktan imtina etmeyecektir. Benim umudum, beklentim ve temennim aklı selimin galip gelmesi, Ada’nın iki halkının işbirliği içerisinde hareket etmesi ve başta hidrokarbonlar olmak üzere tüm diğer alanlarda ortak bir kader bilinciyle ele ele vermesi ve hareket etmesidir.”

Teberrüken Uluçay, tüm ülkelerin sorumluluklarını bilmeleri, atacakları adımların olası sonuçlarını hesaba katmaları ve çözüm üretecek, diğer ülke ve halkların haklarını, onurlarını ve tarihi bağlarını çiğnemeyecek şekilde davranmalarının hayati önem arz ettiğine vurgu yaptı.

Bu hassasiyetlerin özellikle de Kudüs için gösterilmesinin şart olduğunu belirten Uluçay, “Filistin’e, Kıbrıs’a, zulmün kol gezdiği coğrafyalara ve tüm dünyaya barış, huzur ve kardeşlik dilerim” dedi.



Lute bugün Akıncı tarafından kabul edilecek



BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs sorunu için görevlendirdiği Geçici Özel Danışmanı Jane Holl Lute bugün Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı tarafından kabul edilecek. Lute’un Salı günü adadan ayrılması öngörülüyor.

BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs için görevlendirdiği geçici özel danışmanı Lute, geçtiğimiz günlerde Ankara’da TC Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile görüşmüştü.













Enformasyon Dairesi







Facebook





Twitter





Instagram





Flickr





LinkedIn





Website













Dışişleri Bakanlığı







Facebook





Twitter





YouTube





Website













Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti

Başbakan Yardımcılığı ve

Dışişleri Bakanlığı

Enformasyon Dairesi



Tel: +90 (392) 601 1800 - 01

Faks: +90 (392) 228 4847

E-Posta: pio@mfa.gov.ct.tr

Adres: Selçuklu Caddesi, Lefkoşa KKTC

via Mersin 10 / TURKEY



Twitter: @trnc_pio

Facebook: @trncpio

Youtube: KKTCDisisleri





Yorumlar








Web-Site'miz AA-Anadolu Ajansı Abonesidir.



Aktif Ziyaretçi 21
Dün Tekil 939
Bugün Tekil 11
Toplam Tekil 2356453
IP 34.203.245.76






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:



































































17 Cemaziye'l-Evvel 1440
Ocak 2019
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Köpeklerin dudakları değdi diye deniz kirlenmez.
(MEVLANA)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Hedefimiz - Mefkuremiz - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2019 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 9.775 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu