Avarlar kimdir? - Derleyen: Doç. Dr. Elnur Hasan MİKAİL - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









Avarlar kimdir? - Derleyen: Doç. Dr. Elnur Hasan MİKAİL
Tarih: 07.10.2018 > Kaç kez okundu? 27

Paylaş


"Hunlar'dan sonra Karadeniz'in kuzeyi ile Balkanlar'a Avarlar egemen olur. Avarlar da İç Asyalı savaşçı, atlı bir halktır. Çinliler bu halka Juan-Juan adını verir. Bir süre Altaylar'da kimi Türk boylarını egemenliklerinde tutarlar. Onları demircileri olarak çalıştırırlar. Bumin ve kardeşi İstemi yönetiminde ayaklanan Türk boyları 552'de Avar yönetimine son verir. Göktürk Hanlığı kurucuları Avarları batıya sürer.



Batıya yürüyüşe geçen Avarlar, 558'de Karadeniz'in kuzeyi ile Kafkasları tutarak denetimleri altına alırlar. Aynı yıl Bizanslılar'la anlaşıp onların paralı askerleri olurlar. Bizans sınırlarını savunmayı üstlenirler. Bu arada batıya yürüyüşlerini aksatmazlar. Tuna, Dinyeper, Dinyester kıyılarını ele geçirirler. 560'ta başlarına Bayan Kagan geçer. Onun yönetiminde Orta Avrupa ve Balkanlar'da geniş alanları ele geçirirler. Balkanlar'da güçlü bir devlet kurarlar. Avrupa içlerine büyük akınlar yapar, dört bir yana yayılırlar. 570'te Don boyuna dek uzanan toprakları ele geçirirler. Bu ileri yürüyüş Göktürkleri sinirlendirir. Göktürkler, eski efendilerini hiçbir zaman bağışlamazlar. Hemen saldırıya geçerler. Kırım'a dek uzanan toprakları Avarlar'ın elinden alırlar. Böylece Karadeniz'in kuzeyi ve doğusu Göktürk, batısı Avar toprağı olur.



Yedinci yüzyıl ortalarında Karadeniz'in kuzeyindeki Bulgar Türkleri günden güne güçlenirler. Kendi hanları yönetiminde bir devlet kurarlar. Avarlar'ın yıldızı sönmeye başlar. Bunun üzerine Avarlar yine .atının yolunu tutarlar. Tuna boylarına yerleşirler. Bir süre Franklar'a karşı savaşırlar. Bu arada iç çatışmalar ilerler. Büyük Karl, 796-805 yıllarında askeri güç ve örgüt olarak Avarlar'a son verir. Avar boyları başta Slavlar olmak üzere öbür halklar içinde erirler.



Avarca'nın Asya'nın hangi dil kolundan olduğu da kesin olarak bilinmez. Kimi bilginler Türk olduklarını ileri sürer. Avarlar'dan da çevre ulusların yazılı kaynaklarında geçen birkaç yer, kişi, rütbe adı dışında bir belge bulunmaz. Kültürleri üzerine de elde sağlam veriler yoktur. Ama onlar da bozkır göçebeleridir. Hunlar'da olduğu gibi iyi bir uygarlık yaratmışlardır. Köklü bir askerlik gelenekleri vardır. Altın işlemede ilerlemişlerdir. Avarca'dan kimi özel adlar ve sanlar Çin kaynaklarında geçer. Ama Çin yazısı ile saptanmış bir sözcük bulmacayı andırır. Sözcüğün özgün biçimini bulmak hemen hemen olanaksızdır. Avarlar'dan kalan kimi adlar Türkçe sözcükleri andırır.



Avar, Apsyq, bagan, Bayan,Bo-qolabatur, Çulluq, Çunu, qagan, qapgan,Qan-savçi, Kök, Mergen, Solaq, Talan, Tohan, tarqhan, Tolu, tudun, yugrış.



Sözgelimi Avar adının eski biçiminin Abar olduğu söylenir. Bu sava göre sözcük Türkçe'dir. 'Karşı koyan, direnen' anlamlarına gelir.



Türkçe açıklanabilecek en eski ad ise Abaris'tir. Bu ad eski Yunan kaynaklarında geçer. Söylenceye göre Apollo'nun rahibidir. İ.Ö. yedinci yüzyıl başlarında Altay Dağları'nın kuzeyine düşen bozkırlardan kalmıştır. Apollo'nun kutsal kuşları, şarkı söyleyen kuğuların ülkesinden uçan bir oka binerek Yunanistan'a gelmiştir. 'Şarkı söyleyen kuğular' ve 'ok üstüne binerek uçmak' motifleri Türk Şamanlığında geçer.



Yakın dönemde Janos Harmatta, Avarlar'ın Dili Sorununa Dair adlı incelemesinde yeni belgeler incelemiştir. Araştırmacı Németh'in on yılık araştırmasının sonunucu özetler. Avarlar'ın dili üzerine kaynak



kaynak gereçlerin topu topu birkaç sandan ve addan oluştuğunu vurgular. Bunlar şu san ve adlardır:



qagan, qatun, tarqan, tudun, yuguruş, Bayan, Qamsavçı, Kök, Solaq.



Tüm bu sınırlı gereçler, Avarlar’ın dili konusunda kesin yargıda bulunmamıza yetmez. Gerçi bu kişi adları ve sanlar Türkçe ile açıklanabilir. Ancak, bu tür sözcükler kültürler arasında gezebilen sözcüklerdir.



Son dönemlerde Avarlar’dan oyma yazı türünde belgeler ele geçmiştir. Bunların değerlendirilmesi ile yeni bilgiler ortaya çıkmaktadır. Sözgelimi Avarlar’dan kalan Jánoshíd İğneliği’ndeki oyma yazılı veri bunlardandır. Yazıdaki ses eksikleri bütünlenerek şöyle okunur:



Qızın kügi yedi



(kızın ünü dikiş, dikiş kızın şanıdır)



qıblıg bol içe



(mutlu ol abla)



teñriñ ıdugı qıl inç eb bötäq aña



(Tanrı meleği, huzurlu mekan ve marifet kıl ona)



Bu üç tümceden yola çıkan araştırmacı, iğneliğin geçmişi üzerine şöyle bir yorumda bulunur: İğnelik uzun süre kullanılmış. En az iki belki de üç kişinin malı olmuş. İlk sahibine, oğlan kardeşi bu iğneliği sunmuş olmalı. qıblıg bol içe (mutlu ol abla(m)) tümcesi bize kimi çağrışımlar yaptırır. Belki ablasının evliliği nedeniyle sunulmuş bir anıdır. İğneliğin ilk sahibi uzun süre kullanmış. Sonraki ilk sahibi bir akrabası izlenimi uyandırır. Miras ya da hediye olarak elde etmiş olsa gerek. Bu sırada ‘kızın şanı dikiş’ yazısı oyulmuş. Ardından da uzun bir kullanma dönemi geçmiş. Bundan sonra aileden bir kadının ölümü üzerine –büyük olasılıkla bu ikinci sahibidir- mezara konmuş. Mezara gereç koyma düşüncesi, ölen kişinin aygıtı öbür dünyada kullanması düşüncesinden kaynaklanır. Bu, ailede o dönemlerde Hıristiyan düşünce dünyasının az çok bilindiğini gösterir. Hıristiyan bir Avar, baş meleğin (Mikail ya da Cebrail) kaba görüntüsünü ve (ta)ñriñ ıduqı qıl inç eb böteäg aña ‘Tanrı (ya da Gök) meleği huzur yeri ve marifet kıl ona’ yazısını oymuş olmalı. Bu söyleyişe koşut bir tümce, gümüş kap yazıtında geçer: atlıg bol Sepinlig adlı (ünlü) ol Sepinlig’.



Jánoshíd İğneliği oyma yazısından kimi sonuçlar çıkarabiliriz: En önemlisi, bu üç tümcenin dili Moğolca değil Türkçe’dir. Buradan yola çıkarak Avarlar’ın en azından önemli bir bölümünün dili Türkçe’dir. Bilindiği gibi Avar etnik topluluğu oldukça karışıktır. Erken Avar Çağı’nda (yaklaşık 570-630) burada Germen ve İran etnik halkları bulunur. Ayrıca asıl Avar halkları ve Kuturgurlar vardır. Kuturgurlar da kendi içlerinde bir bütünlük oluşturmazlar. Araştırmacılar Orta Avar döneminde (yaklaşık 630-680) yeni etnik öğelerin göçünü bildirir. Geç Avar döneminde (680 sonrası) ise doğrudan yeni göçler olmuştur. İki etnik birlikten oluşan halk, bu sırada ortaya çıkmıştır. Jánoshíd İğneliği’nin 7-8. yüzyıllardan kaldığı sanılır. Böylece iğnelik Geç Avar Dönemi’nden kalmıştır. Bu durumda iğnelik yazıtı, yayılmacı Avarlar’ın değil, Grifon-Sarmaşık bezekli halkın dilini yansıtır. Jánoshíd İğneliği yazıtının söz varlığı ve dil özellikleri şöyle gösterilir:



bol: Olmak, bol ol



eb: Ev, konut



ıduk: Kutsal melek,



ıduqı meleği.



Küg: Ün, şöhret.



kügi: ünü.



Kıl: Yapmak, kılmak, sağlamak.



kıblıg: Talihli, mutlu.



[t]äñri: Gök, tanrı.



[t]äñriñ: Tanrının.



bötag: Ahiret mutluluğu marifet.



içe: Abla



ınç: Esenlik, dinginlik, esen.



ol ‘o’ aña: ona



kıb: Talih, mutluluk.



kız: Kız.



qızın: Kızın.



yed: Dikmek



yedi: dikiş.



Bu üç tümcelik yazıttaki dil kuralları şöyledir:



- Yalın durumda sözcükler eksizdir.



yedi (dikiş) içe (abla)



- İyelik, Türkçe’nin genel yapısına uygun biçimdedir. Bir-iki örnekteki bu ek, üçüncü kişide –ı/-i biçimde gözükmektedir.



kızıñ kügi (kızın ünü)



inç eb (esenlik yeri)



[t]äñriñ ıdıukı (göğün meleği)



- Tamlayan durumu yukarıdaki örneklerde görüldüğü gibi –ıñ eki ile sağlanır:



kızıñ kügi (Kızın ünü)



[t]äñriñ ıdıukı (göğün meleği)



- Yönelme, yalnız aña (ona) sözcüğünde geçer.



- Buyrum durumunda qıl eylemi geçmektedir. Yine qıblıg bol (şanslı ol) tümcesi buyrum kullanımı ile dilek, istek biçiminde anlatılmıştır. qızıñ kügi yedi (kızınünü dikiş) sözü ad tümcesi olarak kullanılmıştır.



Tüm bu verilere göre, Avarlar’ın dili Orhun-Yenisey yazıtlarına ve Uygurca’ya yakınlık gösterir. Geç dönem Avar halkının, Altay bölgesinden gelen z’li bir Türk dili konuştuğu sonucu çıkar.



Geç Dönem Avarları olarak anılan Grifon-Sarmaşık Bezekli halkın kökeni yeniden tartışma konusu olur. Daha önce ortaya atılan iki kuram da inandırıcılığını yitirir. Bunlardan birincisi şöyledir: Avarlar, Kubrat’ın dördüncü oğlu Kuber’in Bulgarları’dır. Bulgarlar, Pannonia’ya göç etmişler, orada Avarlar’ın egemenliği altında yaşamışlardır. Bu durumda Geç Avar yazıtlarının Bulgar, yani r’li Türk diliyle yazılmış olması gerekirdi. Öbür kurama göre, Grifon-Sarmaşık Bezekli Avarlar, Macar dilli bir halktır. Bu durumda Jánoshíd belgelerinin Macar dilli olması gerekirdi. Oysa bu belgeler z’li Türkçe ile yazılmıştır. Ancak bu veriler şu olasılıkları ortadan kaldırmaz: Geç Dönem Avarları arasında r’li Türkçe konuşanlar vardır. Macar halkları da bu birlik içinde yer almışlardır.



Jánoshíd İğneliği ile Yenisey yazıtlarının yazımında kimi koşutluklar vardır. Orhun Yazıtlarında söz sonundaki sesler önemle gösterilir. Buna karşılık Jánoshíd yazıtında söz sonundaki sesler gösterilmez. Yenisey yazıtlarında da söz sonu sesleri pek çok örnekte belirtilmez. Talas yazıtlarında da benzer özellik vardır. Bu yazım özelliği Jánoshíd yazıtı ile Yenisey yazıtlarını oldukça yaklaştırır ve Grifon-SarmaşıkBezekli Geç Dönem Avarları’nın kökenine ışık tutar. Buna göre, Batı Türk Kağanı Ho-lu Çinliler’e yenili. Çin egemenliği Batı Türkleri’ne ve Karluklara yayılır. 650-658’de Orta Asya’da çıkan olaylar, bu halkların Çin egemenliği önünden Batı Avrupa’ya kaçmasına neden olur. Yedinci yüzyılı sonlarında Avarlar da bu halklara katılır. Bu varsayım gerçekten Avar İğnelik Yazıtı’nı ve kökenini açıklamada inandırıcıdır. Onun ötesinde Grifon-Sarmaşık Bezekli halkın iki dalının daha önceki yerleşim alanına ışık tutmaya yarar. ‘Bu Geç Avar dalgası gerçekten bir ‘Sarmaşık-Bezekli’ ve bir ‘Grifon’ kolundan oluşur. Bunların kökenini Sarmaşık-Bezek veya Grifon süslemeli kemer dövmelerini, bronz dökümün bilindiği yerde aramamız gerekir’ biçimindeki yerleşmiş kuram doğruysa, bu kolların asıl yerleşim alanları değil, Karlık ve Batı Türkistan alanları düşünülebilir.



Kazıbilim verilerine göre, Grifon kuşak dövmeleri yalnız İran alanının kuzey komşusunda bulunur. Sarmaşık Bezekli dövmeler ise bozkır kuşağının kuzeyinde yaygındır. Grifon, İran mitolojisinde ve dinsel dünyasında önemli bir rol oynamıştır. İranlılar’la sıkı ilişki içinde bulunan Orta Asya Türk halkları da oradan geçmiştir. Böylece, Grifon-Sarmaşık Bezekli Geç Avarları’nın 680 sıralarında Karpat yöresinde ortaya çıkışı, Batı Türk Halkları’nın batıya göçüyle açıklanabilir. Bu göç, bozkırın kuzey kuşağıyla ormanlık alanın güney çizgisi üzerindeki Güney Ural-Beleya-Kuybişev yolu boyunca olmalıdır. Karluk ve Batı Türkleri’nden bir kol Beleya boyunca yerleşmiş olmalı. Burada yedinci yüzyıl sonlarında hiçbir geçmişi olmadan Karayukupovo Kültürü ortaya çıkar. Bu kültürün kökleri Karluk ve Batı Türkleri’nin Orta Asya kültürüyle oldukça tam biçimde birleştirilebilir.”



(Türkler'in Dili, Fuat Bozkurt, Kapı Yayınları, S.35-39)



Kaynak:

http://turkleronline.net/diger/avarlar/avarlar_kimdir.htm





Yorumlar








Web-Site'miz AA-Anadolu Ajansı Abonesidir.



Aktif Ziyaretçi 24
Dün Tekil 1087
Bugün Tekil 696
Toplam Tekil 2289282
IP 54.235.48.106






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:



































































7 Rebiü'l-Evvel 1440
Kasım 2018
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30


Kargalar ötmeye başlayınca bülbüller susar.
(MEVLANA)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Hedefimiz - Mefkuremiz - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2018 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.001 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu