BASIN BÜLTENİ Akıncı: “Çözüm olsa da olmasa da barışçıl bir ilişki içinde olmalıyız” - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









BASIN BÜLTENİ Akıncı: “Çözüm olsa da olmasa da barışçıl bir ilişki içinde olmalıyız”
Tarih: 10.08.2017 > Kaç kez okundu? 107

Paylaş


Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı “bu topraklarda çözüm olur ya da olmaz, barış ve huzur içinde insani, medeni bir ilişkiyi sürdürebilmenin koşullarını yaratmamız lazım“ dedi.

Şanlı Erenköy Direnişi’nin 53’üncü yıldönümü ve direnişte şehit düşenler, Erenköy’de, Erenköy Şehitliği önünde düzenlenen törenle anıldı ve şehit ailelerine anı şildi takdim edildi.

Bu arada, Yeşilırmak Sınır Kapısı’ndan otobüslerle Erenköy’e geçmek isteyen vatandaşlar bir süre sınır kapısında bekletildi.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, KTBK Komutanı Korgeneral Ömer Paç ve GKK Komutanı Tümgeneral Yılmaz Yıldırım Anıt Özel Defteri’ni imzaladı.

Törende konuşan Akıncı, tören öncesi geçişlerde yaşanan sıkıntıya değinerek, “Bizim istediğimiz bu değil. Biz bunu arzu etmiyoruz, istemiyoruz. Bu topraklarda çözüm olur ya da olmaz, barış ve huzur içinde insani, medeni bir ilişkiyi sürdürebilmenin koşullarını yaratmamız lazım. Ama bu tür davranışlarla olmaz” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Akıncı verilen mücadelenin özünü anlatırken şunları kaydetti:

“Bu topraklarda özgür insanlar olarak yaşamak ve kimsenin tahakkümü altına girmeden ve bu güzel adanın her iki topluma da yeterli olduğunun bilinci içinde yaşamak ve bu adanın Yunanistan’a bağlanmasının önüne geçmek ve bu adayı her iki toplumun ve diğer toplulukların da özgürce yaşayabilecekleri bir coğrafya olarak varlığını korumaktı.”

Adayı Yunanistan’a bağlama hedefiyle Enosis mücadelesi uğruna acıların yaşandığını, şehitlerin ve gazilerin olduğunu belirten Akıncı, Rum Meclisi’nden bütün bu yaşananların ardından hala Enosis’in kutsanması kararı çıktığını ve bu kararı Rum liderin dolaylı da olsa bertarafını sağlayan bir yasayı Rum liderin imzalamak yerine Anayasa Mahkemesi’ne götürerek olayı taze ve sürüncemede bıraktığını kaydetti.

“Bu topraklar her iki topluma da yeter. Bu adada barış ve huzur içinde yaşamak mümkün,” diye konuşan Akıncı, toplumların birbirlerinin haklarına saygı göstermeleri takdirde bunun sağlanabileceğini dile getirdi.

53 yıl önce Erenköy Direnişi’nde mücadele verenlerin istediklerinin bugün yine aynı olduğuna işaret eden Akıncı, bugün de özgürce ve güven içinde yaşamak ve bu adada iki eşit toplum olarak var olma hakkının tescil edilmesi istenildiğini kaydetti.

“KKTC bugün tanınmasa da bir varlık, bir vakadır, bir gerçekliktir” diyen Cumhurbaşkanı Akıncı, bu varlığın kimse tarafından görmezden gelinmemesi gerektiğini vurguladı.

Rum tarafının aynı zihniyette olmadığını, olsalardı KKTC’nin iki kurucu devletten biri olacağı federal bir Kıbrıs’ın şimdiye kurulmuş olabileceğini belirten Akıncı, garantiler konusunda Kıbrıs Türkü’nün güvenliğini elbette tehlikeye düşürmeyecek şekilde gereken esnekliklerin gösterildiğini söyledi.

Yapılan açılımların karşılığının görülmediğini dile getiren Akıncı, Rum tarafının Crans Montana’daki görüşmelere “sıfır asker, sıfır garanti” sloganıyla geldiğini ve aynı sloganla da oradan ayrıldığını ve Guterres çerçevesi denilen çerçevenin içine girmemek için de elinden geleni yaptığını anlattı.

AB ve BM dahil, görüşmelerde bulunan diplomatların da aleni bir şekilde dile getirmeseler de Türkiye ve Kıbrıs Türk tarafının ortaya koyduğu çabayı gördüklerini belirten Cumhurbaşkanı Akıncı, Eylül ayında BM’nin Kıbrıs raporunda her iki tarafı da suçlayan dengeli bir yaklaşımın olma ihtimalinin yüksek olduğunu kaydetti.

“Bunu istemediler. Bunu artık kendi liderleri de söylemeye başladı. Kendi muhalif liderleri de konuşmaya başladı. Hatta iktidar partisinin içinden bile sesler artık kendi yanlışlarını da bir şekilde söylemeye başladı” diyen Akıncı bunun giderek artacağını ve gerçeğin sonsuza kadar saklı kalamayacağını belirtti. Akıncı şöyle devam etti:

“Bu sıcak havada, zaten Yeşilırmak barikatında da hak etmediğiniz şekilde bir muameleye maruz kaldınız. Bu vesileyle şu hususun altını çizmek istiyorum. Bu adada bir çözüme ulaştık ya da ulaşamadık. Bir gün ulaşırız, temenni ederiz tabii; ama ulaşamazsak bile bu ada topraklarında hep birlikte barışçı bir ilişki içinde olmamız lazım. Bu adada bir birimizin haklarına saygılı olacak bir biçimde davranmamız lazım.

Senede bir defa olan bir etkinliktir bu. Fedakârlıklarını andığımız, özverilerini saygıyla andığımız insanlar var. Şehitlerimiz var, gazilerimiz var. Kendilerinin de törenleri vardır. Onlar da bunu yapıyorlar; yapsınlar. Senede bir defa buraya geçerken, geçecek olan bin 60 kişi mi olacak, 900 kişi mi olacak, 30 otobüs mü geçecek yoksa 50 minibüs mü geçecek bunun tartışmasını bizimle yapmasınlar. Orada 2 saat insanımızı sıcağın içinde bekletmesinler. Çünkü bu yapılırsa ardından ne olacak? Ardından tabii ki bunun tepkisi gelecek. Bunun tepkisi geldiğinde ne olacak? Bu defa onların karşı tepkisi; böylece bu iş tırmanıp gidecek. Bizim istediğimiz bu değil. Biz bunu arzu etmiyoruz, istemiyoruz. Bu topraklarda çözüm olur ya da olmaz, barış ve huzur içinde insani, medeni bir ilişkiyi sürdürebilmenin koşullarını yaratmamız lazım. Ama bu tür davranışlarla olmaz. O nedenle, son dakika da olsa bu yanlıştan dönüldüğü için memnuniyetimi ifade etmek isterim. Temenni ederim ki, bir daha bu türden davranışlar olmaz, şehit ve gazi ailelerimiz bu durumlarla karşı karşıya kalmazlar.”

Bugün için iki kesimli, iki toplumlu federatif bir çözüme giden yolun son kilometresini yürüyemediklerine dikkat çeken Akıncı, “Biz hazırdık. Aslında yürümeyen başkalarıdır” dedi.

Akıncı, sözlerini şöyle tamamladı:

“Her şarta ancak bu şekilde hazır olacağız. Çözüm olmadığı koşullarda da, bir çözüm olduğu takdirde, adı ne isterse olsun, orada sağlıklı şekilde var olabilmek için birinci şart budur arkadaşlar. Gösterilebilecek en büyük fedakarlığı yapıp genç yaşta kendi aileleri, sevdikleri ve en genel anlamda toplumları huzur içinde yaşayabilsin diye, özgür insanlar olarak yaşayabilsinler diye canlarını feda eden aziz şehitlerimizi saygıyla anıyorum. Bütün gazilerimizi minnetle anıyorum.”



Siber: “Halkın varlık mücadelesindeki yeri ve anlamı çok büyük”



Cumhuriyet Meclisi Başkanı Sibel Siber, Erenköy Direnişi’nin yıldönümü dolayısıyla yayımladığı mesajında, direnişin, halkın varlık mücadelesindeki yeri ve anlamının çok büyük olduğunu belirtti.

Siber, üniversitede öğrenim gören Kıbrıslı Türk gençlerin tüm gelecek hayallerini, öğrenimlerini bir tarafa bırakarak, aynı ortak duyguyla, korkusuzca, ilkel şartlarda, gemilerle Erenköy'e çıkmaları ve kurtuluş mücadelesine katılmalarının Kıbrıs Türk tarihinin destansı bir öyküsü olduğunu kaydetti.

Mesajında, “Yokluk içinde, çok ağır şartlarda yöre halkıyla verilen bu mücadele esas gücünü bu topraklarda var olma azminden, geleceğe dair inancından, ve her şartta yitirmediği umudundan aldı” ifadelerini kullanan Siber, “O dönemlerde verilen bu ağır mücadeleler bizleri bugünlere getirmiştir. O günlerin dayanışma ruhunu, geleceğe dair inancını, azmini, yurt sevgisi ve aidiyet bağını her dönemde canlı tutabilirsek başaracağız ve her türlü olumsuzluğun üstesinden geleceğiz” dedi.

Siber, bu mücadelede yaşamlarını yitiren tüm şehitleri rahmetle anarak, yakınlarına sabırlar, gazilere uzun ve sağlıklı ömürler diledi.



Ertuğruloğlu: “BM Kıbrıs’ta tarafsızlığını ortaya koymalı”



Katıldığı bir televizyon programında konuşan Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Birleşmiş Milletleri’in Kıbrıs’ta tarafsızlığını ortaya koyması ve Kıbrıs Türk Halkı’nın eşit bir halk olduğunu kabul etmesi durumunda Kıbrıs’ta bir anlaşma için yeniden fırsat yakalanacağını belirtti.

Ertuğruloğlu, “Kıbrıs’ta esas olan BM’nin hatasını düzeltmesidir. BM Kıbrıs’taki bütün faaliyetlerini yeniden değerlendirmeli, gözden geçirmeli” dedi.

Ertuğruloğlu, Kıbrıs Türk tarafının, Rum tarafının oyununa gelmemesi ve Annan Planı sonrası yaptığı hataları bu yeni süreçte yeniden yapmaması gerektiğini vurguladı.

Ertuğruloğlu Rum tarafının düşüncesinde Kıbrıs Türk Halkı ile bir ortaklık olmadığına vurgu yaparak, “Rumlar şimdi telaşa düştü. Müzakerelere kaldığı yerden iddiasıyla devam etmek istiyorlar, çünkü KKTC’nin tanınma yoluna çıkmasından veya başka seçenekleri gündemine almasından korkuyorlar” dedi. (Kıbrıs)













Enformasyon Dairesi







Facebook





Twitter





Instagram





Flickr





LinkedIn





Website













Dışişleri Bakanlığı







Facebook





Twitter





YouTube





Website













KKTC Dışişleri Bakanlığı

Enformasyon Dairesi



Tel: +90 (392) 228 3365 / 228 3241

Faks: +90 (392) 228 4847

E-Posta: pio@mfa.gov.ct.tr

Adres: Selçuklu Caddesi, Lefkoşa KKTC

via Mersin 10 / TURKEY



Twitter: @trnc_pio

Facebook: @trncpio

Youtube: KKTCDisisleri





Yorumlar














Aktif Ziyaretçi 16
Dün Tekil 1004
Bugün Tekil 333
Toplam Tekil 1969076
IP 54.80.157.133






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:































































6 Rebiü'l-Evvel 1439
Kasım 2017
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30


Türk milletindenim diyen insanlar her şeyden önce ve mutlaka Türkçe konuşmalıdır.
(Mustafa Kemal ATATÜRK)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 2.098 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu