BASIN BÜLTENİ Özgürgün: “Beşli zirvenin Haziran sonuna kadar mutlaka gerçekleştirilmesi gerekir” - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









BASIN BÜLTENİ Özgürgün: “Beşli zirvenin Haziran sonuna kadar mutlaka gerçekleştirilmesi gerekir”
Tarih: 17.05.2017 > Kaç kez okundu? 153

Paylaş


Başbakan Hüseyin Özgürgün, Beşli zirvenin haziran ayı sonuna kadar mutlaka gerçekleştirilmesi gerektiğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Mecliste temsil edilen siyasi partilerin başkan ve temsilcileriyle bir araya geldi. Akıncı, görüşmede, Kıbrıs müzakerelerinde gelinen son aşama hakkında bilgi verip görüş alışverişinde bulundu.

Yaklaşık bir saat süren görüşmenin ardından parti liderleri, sürecin tıkandığına vurgu yaptı.

UBP Genel Başkanı Başbakan Hüseyin Özgürgün görüşme sonrasında yaptığı açıklamada, Kıbrıs Türk tarafı ile Türkiye’nin müzakere sürecinde pozitif adımlar attığını, garantör ülkelerin de katılımıyla toplanan Cenevre zirvesinin bu yaklaşımın ürünü olduğunu, Cenevre’de hedefin müzakereleri bir neticeye bağlamak olduğunu ancak Kıbrıs Rum kesimi ve Yunanistan’ın bu aşamada ara talep ettiğini anlattı.

Güney Kıbrıs’ta Şubat 2018’de yapılacak başkanlık seçimlerine yönelik propaganda sürecinin şimdiden başladığına işaret eden Özgürgün, Kıbrıs Türk tarafı olarak Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri Nikos Anastasiadis ve Kıbrıs Rum tarafındaki siyasi partilerin şubata kadar adım atmayacağı yönünde bir görüşe sahip olduklarını belirtti. Özgürgün, Anastasiadis’in seçimlere odakladığı görüntüsünün verdiği demeçlerden görülebileceğini kaydetti.

Cenevre zirvesine dönülmesi gerektiğini kaydeden Özgürgün, “53 yıl sonra toplanmış bir zirvenin erken terk edilmemesi gerekirdi. Kıbrıs Rum tarafının bu zirveye gitme niyeti yok gibi görünüyor. Beşli zirvenin haziran ayı sonuna kadar mutlaka gerçekleştirilmesi gerekir” ifadelerini kullandı.

Müzakerelerin ilanihaye devam etmesinin mümkün olmadığını da belirten Özgürgün, müzakere sürecinin 2018 Şubat ayına kadar sürüncemede bırakılmasının, yeni seçilecek Rum başkanı ile müzakerelere devam edilmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi.

Özgürgün, “Kıbrıs Rum tarafı Kıbrıs Türk tarafının atmış olduğu pozitif adımlara, açılımlara, Türkiye ile birlikte ortaya koyduğumuz olumlu yaklaşımlara hiçbir şekilde cevap vermediği gibi şu anda da verecek gibi gözükmüyor” dedi.

Başbakan Özgürgün, Kıbrıs Türk tarafının, haziran sonuna kadar Cenevre sürecine dönülmesi, bu yönde bir ışık olmadığı takdirde müzakere sürecinin bu şekilde devam edemeyeceğini ortaya koyacak adım atması gerektiğini ekledi.



Özgürgün: “Çatışma çıkabilir”



Başbakan Hüseyin Özgürgün, Temmuz ayında Rumlar tarafından başlanacak sondaj çalışmaları ile gerginliğin daha da tırmanacağını belirtti.

Başbakan Hüseyin Özgürgün, dün Havadis Gazetesi'ne yaptığı ziyarette, Havadis Gazetesi Genel Müdür ve Genel Yayın Yönetmeni Başaran Düzgün Yazı İşleri Müdürü Hüseyin Ekmekçi ve yazarlarla bir araya geldi. Başbakan Hüseyin Özgürgün, İş gerilirse durum Temmuzda sıcak çatışmaya da gidebilir. Çünkü Rum lider bunları seçim malzemesi olarak kullanıyor" ifadelerini kullandı. Başbakan Hüseyin Özgürgün, Kıbrıs sorununda yaptığı açıklamada Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile yaptıkları görüşmede Rum tarafının bir anlaşma niyeti olmadığını anladıklarını söyledi. Akıncının kendilerine 'son görüşmeye kadar geldik ama bir ilerleme kaydetmedik' dediğini ifade eden Özgürgün, Haziran sonuna kadar Cenevre'ye bir dönüş yapılmazsa bu görüşmelerin devamında bir fayda görmediğini kaydetti. Müzakerelerde Cenevre'den dönüldüğünü ve Cenevre'ye dönmek için ara istendiğini ifade eden Özgürgün, "Cenevre'de hazırlık için bir ara istendi, ama Rum tarafı bunu 'buradaki görüşmeleri sürdürelim' şeklinde algıladı" dedi.

Şubat'taki Başkanlık seçimi için Rum tarafında hazırlıkların başladığını ifade eden Özgürgün, Anastasiadis'in her açıklamasında buna oynadığını belirtti. "Bunun nedeni ise açıktır Rum tarafında anlaşma isteyen bir yüzde 25'lik kesim var. Bir de yüzde 65-70'lik kesim var ki çözüm istemiyor. İki tarafa da çok güzel mesajlar vererek oyun oynuyor" ifadelerini kullandı.

Özgürgün, Anastasiadis'ten seçime kadar bir şey beklemenin mümkün olmadığını kaydederek önemli olanın böyle bir durumda Türk tarafı olarak kendilerinin ne yapacağı olduğunu söyledi.

Başbakan Özgürgün, "Şu andaki düşüncemiz Cumhurbaşkanı ile de mutabık kaldığımız nokta şu; Haziran sonuna kadar eğer bir noktaya gelinmezse ve İsviçre'ye dönülmeyecek o zaman bu görüşmelerin devamında çok bir anlam kalmaz. Bu söylediklerimin hepsinde aynı görüşteyiz. Ancak bunu şu an başarabilir miyiz bilmiyorum" dedi.

Başbakan Hüseyin Özgürgün, Rum lider Anastasiadis'in sürekli bir şekilde gerginliğe oynadığını ifade ederek Rum tarafının bu gerginliği Şubat'a kadar sürdüreceğini düşündüğünü belirtti.

Özgürgün, "Hatta Anastasiadis Temmuz ayında kriz çıkarabilir. Çünkü Güney'de milliyetçilik damarını kabartması onun işine geliyor. O zaman iş daha da sarpa sarar. Rum tarafı bu konuyu Şubat'a kadar ne yaparsak yapalım götürecek. BM kendilerini zorlayamıyor, garantörler de baskı yapamaz" ifadelerini kullandı.

Özgürgün, hiç kimsenin masadan ben ayrıldım algısını yaratmak istemediğini kaydederek masanın ciddi bir sarmalın içerisinde kaldığını söyledi.

Özgürgün şöyle konuştu; "Görüşmeyi koparamazsınız çünkü siz suçlu olacaksınız ve kimse suçlanmak istemez. Anastasiadis masadan kaçarken, dönüp 'ben masadayım ha' diyor. Bir şekilde bu görüşmelerin içerisine çekilip mecburen gideceğiz. Bunun kaçarı yok. 'Ben burada görüşmeleri kestim. Bundan sonra da görüşmem' diyemiyoruz. Ancak bunu dersek devrim olur. Ben bunu hiçbir tarafın söyleyeceğini düşünmüyorum. Biz 'bu formatta devam edemez diyerek Cenevre'ye dönülecek şekilde formatta devam etsin' diyebiliriz. Ama oyunu yine çok stratejik ve dikkatli oynamamız gerek.

Hiçbir şeye gideceğini bildiğimiz bir süreç var. Ama bile bile bu yolda yürümeye devam etmek gerekebilir. Bu kadar sene olduğu gibi.

Biz Rum tarafına 'Haziran sonuna kadar geldiniz geldiniz gelmezseniz bundan sonra görüşme yoktur. Bu iş bitti. Bundan sonra sizin niyetiniz yok ben bundan sonra görüşmüyorum dersek bu devrim olur. Ancak ben Cumhurbaşkanının yerinde olsam bunu demem. Bunu diyebileceğimiz noktada olduğumuzu düşünmüyorum."

Masadan Türk tarafının kalkması durumunda bir devrim olacağını söyleyen Özgürgün, bunu demeleri durumunda görüşmelerin bir daha başlamayacağını söyledi. Bununla beraber de KKTC’nin rotasını Türkiye ile beraber çizebileceğini ifade eden Özgürgün, “Rum tarafının da buna zemin yaratarak istediği bir şeye Türk tarafı sayesinde ulaşmış olur. “Ben de istemem zaten ama Türkler vazgeçti” gibi olur. Bu bizi çok değişik bir duruma sokar. Ama bunun olabilirliğini sadece yüzde 10 olarak görüyorum” dedi.

Özgürgün, Temmuz ayında başlayacak sondaj konusunda ise adanın neyi varsa yarısının da Kıbrıslı Türklerin hakkı olduğunu söyledi.

“Masada konuşulan eşit ortaklıktır ama bu sayısal bir eşitlik değil. Nüfusun 4 Rum’a bir Türk olduğu noktada Bakanlar Kurulu’nda 8 Rum’a 2 Türk olur. Ama 2 Türk’ün oyu olmadan hiçbir şey geçmez mesela. İşte budur eşitlik noktası. Ya da dönüşümlü başkanlık konusu. 6 ay Lüksemburg yaparsa 6 ay da Almanya yapar. Nüfusa bakılmaksızın eşitlik ilkesi işler. Bu eşitlikten baktığım zaman her türlü zenginlik de eşit dağılır. Önce bunu kabul etmeleri gerek. Anastasidis’in söylediği çok farklıdır diyor ki ‘ben Kıbrıs Cumhuriyeti’yim. Bütün hepsi benimdir ve azınlık oldukları için istersem veririm onlara.’ Bu zihniyet olduğu için ortam sürekli geriliyor.”

Kıbrıs Türklerinin eşitlik ilkesi nedeniyle doğal gaz da hakkı olduğunu yineleyen Başbakan Özgürgün, tüm garantörlerin olduğu gibi Türkiye’nin de Akdeniz’de hakkı olduğunu belirtti. “İş gerilirse durum Temmuz’da sıcak çatışmaya da gidebilir. Ondan sonra da Anastasiadis bunu seçim malzemesi olarak kullanabilir. Güneyde milliyetçilik yükselir. Umarım Anastasiadis ve Rum tarafı böyle bir mantalitede gitmez” diye konuşan Özgürgün, hükümetin bu sürecin bir parçası olduğunu söyledi.

Özgürgün her noktada Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile görüştüğünü de ifade ederek “Onlar ararsa biz de ararız. Barbaros’un veya askeri tatbikatların hepsinden bilgim var. Güvenlik Kuvvetleri Komutanı bana ve Cumhurbaşkanına gerekli tüm bilgileri veriyor. Tüm hareketlerden bizim saniye saniye bilgimiz var” dedi. (Havadis Gazetesi)



Ertuğruloğlu: “Helen adasının Türk azınlığı değiliz”



Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu dün Cumhuriyet Meclisi’nde yaptığı konuşmada, Ertuğruloğlu, “Biz bir Helen adasının Türk azınlığı değiliz” dedi.

Bugüne kadar “Rumlar neden Kıbrıslı Türklerle müzakerelerde neticeye varmak istesin” sorusunun cevabını kimsenin veremediğine işaret ederek, Rumların buna, bir çözüme ihtiyacı olmadığını kaydetti.

Rum tarafına “bizim başka çaremiz yoktur, müzakereleri bir yere bağlamak zorundayız” mesajı verildiği sürece bir anlaşmaya varılamayacağını söyleyen Ertuğruloğlu, “Rumlar neden böyle bir neticeye varmak istesinler?” diye sordu.

Ertuğruloğlu, Rumlara tanınmışlık verilmesini eleştirerek, “Bu tanınmışlığın kendilerine sağladığı avantaj ve faydalarını neden kendilerine eşit görmedikleri Kıbrıs Türkleriyle paylaşmak istesinler?” diye sordu.

Rum tarafında yaklaşan seçimlere işaret eden Ertuğruloğlu, Rum halkının, çözüm için çalışan bir Rum lideri desteklemeyeceklerinin bilindiğini kaydetti.

50 yıldır devam eden müzakere sürecinde, en ufak bir başarı şansı olmadığını vurgulayan Ertuğruloğlu, Rumlara bu mazereti yaratan uluslararası camianın Kıbrıs konusunda başarıya varılmamasının garantörü olduklarını söyledi.

“Kıbrıs konusunda yapılan hatalardan dönülmesi lazım” psikolojisiyle, Kıbrıs konusundan sonuç alınamayacağını vurgulayan Ertuğruloğlu, Türk insanının barışçı insanalar olduğunu, hakkını koruma istediğini, müzakere sürecinden sonuç alınmasını beklediğini belirtti.

“Başka seçeneğimiz yok dediğiniz zaman, bizi Rum’un insafına bırakırsınız” diyen Ertuğruloğlu, “Biz bir Helen adasının Türk azınlığı değiliz” şeklinde konuştu ve Rum Yönetimi Lideri Nikos Anastasiades’in son beyanatından örnekler verdi.



Akıncı ve Anastasiadis bugün bir araya geliyor



Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri Nikos Anastasiadis, planlanmış son görüşmelerini bugün yapıyor.

Liderlerin Kıbrıs müzakereleri çerçevesinde gerçekleşecek görüşmesi, yine ara bölgede yer alacak.

Müzakereciler Özdil Nami ve Andreas Mavroyannis de liderler görüşmesine hazırlık çerçevesinde dün bir araya gelmişlerdi.

Bu arada, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, dün ABD Lefkoşa Büyükelçisi Kathleen Doherty’i kabul ederek görüştü.

Cumhurbaşkanlığı’nda gerçekleşen görüşmeye ilişkin basına herhangi bir açıklama yapılmadı.



Gazimağusa ve St. Hillarion’da üç kişiye ait kemik kalıntısı bulundu



Kayıp arama çalışmalarında Gazimağusa’da bir ve St. Hillarion’da da iki kişiye ait olmak üzere 3 kişiye ait kemik kalıntısı bulundu.

Kıbrıs’ta 1963-1964 ve 1974’te meydana gelen olayların sonucunda kayıp olarak listelenen şahısların, gömü yerinden çıkarılması, kimlik tespiti ve kalıntılarının iadesi çalışmalarını yürüten Kayıp Şahıslar Komitesi, kazı çalışmalarında yaşanan gelişmeleri açıkladı.

Kayıp Şahıslar Komitesi yaptığı yazılı açıklamada, önceki günkü kazı çalışmalarında Gazimağusa’da sivil bölgede bir ve St. Hillarion’da da iki kişiye ait kemik kalıntısı bulunduğunu, St. Hillarion’daki kemik kalıntısı bulunan kişi sayısının böylece altıya yükseldiğini kaydetti.

Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rumlardan oluşan ekipler tarafından, Mehmetçik, Minareliköy, Gökhan askeri bölge, Alsancak, Akdeniz, Lefkoşa bölgesinde eski Yunan Alayı kamp bölgesinde bulunan Ay. Demet ve Baf bölgesindeki Konya köyünde kazıların devam ettiği de belirtilen açıklamada, kayıp şahıslar hakkındaki bilgilerin Komite ile paylaşılması çağrısında bulunuldu.



DNA Laboratuvarı 14. Adli Bilimler Kongresi’nde temsil edildi



Kayıp Şahıslar Komitesi (KŞK) Kıbrıslı Türk Üye Ofisi DNA Laboratuvarı, 11-14 Mayıs’ta İzmir-Çeşme’de gerçekleştirilen 14. Adli Bilimler Kongresi’nde temsil edildi.

Cumhurbaşkanlığı Bilim Danışmanı ve Kayıp Şahıslar Komitesi DNA Laboratuvarı Yöneticisi Cemal Gürkan’ın verdiği bilgiye göre, Türkiye Adli Tıp Uzmanları Derneği tarafından düzenlenen kongrenin organizasyonuna ayrıca Adli Tıp Kurumu, İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsü, Adli Klinik ve Toksikoloji Derneği ve Adli Belge İncelemeciler Derneği de destek verdi.

Kongrede, DNA Laboratuvarı Yöneticisi Dr. Cemal Gürkan ‘DNA Profillemenin Genetik Kimliklendirmedeki Önemi’ başlıklı bir panelde ‘Populasyon Genetiğinin DNA Profillenmesi ve Kimliklendirme Açısından Önemi’ konulu sözlü sunumuyla yer aldı.

Gürkan sunumunda, önce K.Ş.K. Projesi hakkında kısa bilgiler vererek, DNA Laboratuvarı’nda bu proje çerçevesinde gerçekleştirilmekte olan Kıbrıslı Türk kayıp yakınlarının DNA profillendirilme işlemlerinden bahsetti ve yapılan kimliklendirme çalışmaları hakkında bilgi verdi.













Enformasyon Dairesi







Facebook





Twitter





Instagram





Flickr





LinkedIn





Website













Dışişleri Bakanlığı







Facebook





Twitter





YouTube





Website













KKTC Dışişleri Bakanlığı

Enformasyon Dairesi



Tel: +90 (392) 228 3365 / 228 3241

Faks: +90 (392) 228 4847

E-Posta: pio@mfa.gov.ct.tr

Adres: Selçuklu Caddesi, Lefkoşa KKTC

via Mersin 10 / TURKEY



Twitter: @trnc_pio

Facebook: @trncpio

Youtube: KKTCDisisleri





Yorumlar










Aktif Ziyaretçi 32
Dün Tekil 992
Bugün Tekil 965
Toplam Tekil 1984953
IP 54.221.136.62






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:































































28 Rebiü'l-Evvel 1439
Aralık 2017
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Başka dile uymaz ananın sesi, Her sözün ararsan vardır Türkçesi
(Ziya GÖKALP)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.311 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu