Müslüman TÜRK - Dr. Ergin JABLE - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









Müslüman TÜRK - Dr. Ergin JABLE
Tarih: 09.03.2017 > Kaç kez okundu? 258

Paylaş


Beşikte sallanırken Ertuğrul’un ocağında uyanır, şehitlerin kanlarıyla boyanır.

Harfleri yazmayı, kitap okumayı, kardeşlerine sahip çıkmayı, eş, dost, akrabayı ziyaret etmeyi, kendisinden büyük olanların elini öpmeyi, annesinin yanında; kurban kesmeyi, ne kadar uzakta olsa kurban etini götürüp kardeşleriyle paylaşmayı, gizlice zekat vermeyi, sabırla oruç tutmayı, camiye gitmeyi, en son dinine zemin hazırlayan Köktürk’ü tanımayı, yağız yerde secde etmeyi, kollarını açarak üstte mavi göklere dua etmeyi, şehit kanıyla karışmış toprağına ihanet etmemeyi, sahip çıkmayı, yılanı hissettirmeden sokmayı, şeytanilere karşı şeytani, rahmanilere de rahmani yönlerini kullanmayı, sadece Allah’ına muhtaç olmayı babasının yanında; misvak ile dişlerini temizlemeyi (Avrupalıların deyimiyle “Türk misvak ile dişlerini biler”) atasının yanında; masalı, hikayeyi, ninniyi, türküyü, meddahı ninesinin yanında; helalinden çalışmayı, savaşmayı, stratejiyi, dost ile düşmanı ayırmayı, çokluğa değil, hakikate bakan Yüce Allah’ın varlığını ve birliğini, Hz. Muhammed S.A.V’in Allah’ın son elçisi olduğunu dedesinin yanında; sesleri, şekilleri, cümleleri, soru sormayı, cevap vermeyi, bilimi, ilmi siyaseti hocasının yanında; çıraklık yaparken püf noktaya üflemeyi ustasının yanında; dünyanın ilk ordu silsilesini (hiyerarşisini) Onbaşı’yı, Yüzbaşı’yı, Binbaşı’yı, Yarbay’ı, Albay’ı, savaş stratejilerini, silah kullanmayı, günlerce aç kalarak mücadele etmeyi, gemiyi batırmamayı komutanının yanında; dedesi ve ninesinin vefatında mezarlıkta babasının yanında öğrenip, ölümün ne olduğunu hissederek, vefat ettiklerinde babasını ve annesini kendi elleriyle toprağa gömerek, düşmanın bile taziyeye gelmesine izin vererek, herkesin karşısında kendini tutarak, kimsenin göremeyeceği bir yerde tek başına ağlamayı tercih ederek, yüreği mangal gibi dünyanın vatan, ahretin iman olduğunu, kültürünü, geleneğini, göreneğini, örfünü, adetini öğrenir.

Misafirperverliğini, misafire yanında her neyi varsa paylaşmakla gösterir. Kendi ismini taşıyan mutfağından sofrasını sarma, dolma, börek gibi çeşitli yemeklerle, tatlısına kadar tamamlayarak, besmele çekerek “Yaradan’dan, evine ekmek götüremeyenlere rızık vermesini” diler, alan el olmaktansa veren el olmayı tercih eder. Milletini, aile efradını kötülükten, kötü haberden uzak tutar, onları yüreğinde saklar. Güler yüzle iyilikten bahseder, herkesten iyilik dilenip, üstünde durur, iyiliğin yapılmasını emreder. Kaderin, şerrin Allah’tan geldiğine inanır, gönüllüdür, her işi Allah’ın rızası için yapması gerektiği gönlündedir. İğneyi kendine, çuvaldızı başkasına batırır. Hasta olanı ziyaret etse de, yetinmeyip hastanın tedavisi için ne kadar arkadaş, dost varsa arayıp, dilinden, elinden geleni yapar. Kendinde ne kadar sorun varsa, sorunlarla haşır neşir olur. Sorunları çözmek genetik yapısında vardır, boş işlerle uğraşmaktansa vakit nakittir diyerek sorun çözmeye koşar, çözüm üretemezse üzülür. Can yoldaşlarının düğünlerinde horon teper, davulla, zurnayla halay çeker, zeybek oynar, bağlama çalar, “ hey gidinin efesi, efelerin efesi” diye diye, şiir, bozlak, uzun hava, şarkı, türkü söyler. Olduğu gibi görünür, göründüğü gibi olur.

Dünyanın gelişmesinden çok maneviyata önem verir. Sözünde durur, sözünde durana itibar eder. İnsanları kandırmamayı, aldatmamayı, ser verip sır vermemeyi seçer. Ok, kılıç, silah, atı kullanmayı bilir. Şehit kanıyla karışan toprağın üstünde adım adım utanarak yürür. Cami, medrese, köprü, çeşme, kervansaray, külliye, kale, kışla, bedesten yapar. Kardeşi, evladı şehit edildiyse, yüreğine ateş düşer, iki eli kanda olsa her şeyi bırakır yanına koşar, ağlayarak ağıt yakar, şehidini toprağa gömerken, mezarının toprağını okşar. Boğazı düğümlenmiş halde yüreği, karnı, damarları gözyaşı ile dolmuş olsa da iki damla gözyaşı şehit mezarının üstüne akar. Her geçen gün verdiği şehidinin yattığı toprağın tapu olduğunu göğsünde taşıdığı imanın yanına yerleştirir. Düşmanın kendisini takip ettiğini bilir, kendi de düşmanını takip eder. “Düşman ölse de, öldürse de hizmet eder” anlayışına sahiptir. Allah’ın adaletine uymayı ve O’nun dünyada olması gereken adaletini insanlığa uygulamaya çalışarak, haklı ile haksızı kimsenin görmediği, bilmediği bir yere, beynine yazar. Sabır ve sebatla, iradesine sahip, öfkesini yenerek aradan kırk yıl geçse de hesabını sorar.

Suyun uyuduğunu, düşmanın uyumadığını, sürekli rahatsız edeceğini, her an pusu kurarak arkadan vuracağını düşünür. Savaşı istemediği halde abdestini güzelce gözyaşı dökerek alır, namazını kılar, dua ile tövbe eder, giysilerini, çizmelerini giyer, kılıcını kuşanır, evlatlarının başını okşayarak, öpüp kucaklayarak vedalaşır ve hazırlığını yapar. Dost kara günde belli olur diye, kalp kalbe karşıdır inancıyla meydanda belli olacak yiğit yoldaşlarını bulur. Düşmanından özürlü, yaşlı, kadın, çoluk çocuk ayırmasını isteyerek düşmanını savaş meydanına davet eder. Türk ile İslam’ı birleştirerek Ötüken’i, Kaşgar’ı, Metehan’ı, Oğuz Kaan’ı, Bilge Kağan’ı, Kül Tigin’i, Altay’ı, Çağatay’ı, İdil’i, Hazar’ı Tuna’yı, Köktürk’ü, Uygur’u, Selçuk’u, Fatih’i, Süleyman’ı, Selim’i, Yesevi’yi, Mevlana’yı, Yunus’u, Alpaslan’ı, Karaoğlan’ı, ATA’larını, Kuzey’den Güney’e, Doğu’dan Batı’ya, kendinden önce ve kendinden sonra ne varsa hatırlayarak, gözleri kızarmış, kulakları diklenmiş, bacakları gerilmiş, tüyleri diken diken olmuş, Doru’nun üzerine çıkmış deli gibi, tüy değiştiren, huy değiştirmeyen bir Bozkurt halini alır. Şehidinin kanını, düşmanın yaptığı zulmünü içinde yaşatarak, bir yandan Allah Allah diyerek, öte yandan “ceddin deden, neslin baban” marşını söyleyerek, damarlarındaki asil kanda kudreti ve kuvvetiyle karşısındaki düşmanın elini, kolunu, bacağını, yaşını, başını keser, bir daha düzene giremeyecek şekilde püskürtür, etkisizleştirir. Düşman da olsa yaralıyı tedavi eder, esire yemek verip ona bakar, düzeni kurar, adaleti sağlar, nutuk tutar, yakınlarına rahmet okutur, milletin ve devletin bekası için evlatlarını bile boğabileceğini bildirir, Hakk’ı getirip batılı götürür, nesline en az kırk yıllık huzur getirir.

Ak sakallı olup, tecrübesi çoktur. Gece, gündüz, zaman, mekan demeden bilim adamı, asker, öğretmen, mühendis, mimar, esnaf yetiştirir. Herkesle istişare ederek, çözümler üreterek, işini yapar. Düşmanın rahat durmayacağını, hainlik yaparak pusu kuracağını, içlerinde münafıkların olacağını bilerek, sırtından vurulup şehit edilir. Helaliyle aldığı, yanından ayırmadığı, kefeniyle sarılır. En çok sevdiği tarafından toprağa verilir. Yetiştirdiklerinden hepsinin yattığı toprak üzerine ve mezar taşında yazılan cümle üzerine gözleri dikilir. Mezar taşının üzerine “dünya üzerinde bu topraklar, sürekli şehit veren Müslüman TÜRK ’ün tapusudur” yazılmıştır. Herkese selam ve muhabbetle…

Dr. Ergin JABLE’den Çanakkale Şehitlerine





Yorumlar











Aktif Ziyaretçi 14
Dün Tekil 914
Bugün Tekil 466
Toplam Tekil 1899521
IP 54.198.58.62






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































30 Zi'l-Hicce 1438
Eylül 2017
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30


Vatan ne Türkiyedir Türklere ne Türkistan,
Vatan büyük ve müebbet bir ülkedir: TURAN
(Ziya GÖKALP)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.502 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu