BASIN BÜLTENİ Cenevre’de 2’nci gün - TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi - http://www.turansam.org









BASIN BÜLTENİ Cenevre’de 2’nci gün
Tarih: 11.01.2017 > Kaç kez okundu? 284

Paylaş


Cenevre’de devam Kıbrıs müzakerelerinde liderler “Yönetim ve Güç Paylaşımı” başlığını görüşmeye devam ettiler. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Barış Burcu, dünkü müzakerelerde kararlara Kıbrıs Türk tarafının etkin katılımı ve gelecekteki birleşik Kıbrıs’taki Anayasa’nın hangi esaslar çerçevesinde değişebileceği konuları üzerinde durduklarını belirtti.

“Güvenlik ve Garantiler” konusunda da fikir teatisinde bulunuldu.

Bu arada liderler, Cenevre’de bulunan siyasi parti başkan ve temsilcilerini de bilgilendirdi.

Kıbrıslı Türk Müzakereci Özdil Nami dün öğleden sonra Cenevre’de bulunan Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu ve siyasi parti başkan ile temsilcilerini bilgilendirdi.

Cenevre'deki Milletler Sarayı'nda devam eden müzakerelerde, liderlerin ara verdiği saatlerde, mülkiyetle ilgili 2 teknik toplantı yapıldı. Tarafların mülkiyetle ilgili çalışma grubunun gerçekleştirdiği toplantıda olası çözüm sonrasında mülkiyetin finansmanıyla ilgili bir çalışma yapıldı. Toplantıya Dünya Bankası ve IMF uzmanları da katıldı.

Mülkiyetle ilgili çalışma grupları daha sonra mülkiyet başlığındaki yakınlaşmaların uzlaşıya dönüştürülmesi için dün başlayan çalışmalara devam etti. Müzakereciler ve müzakere heyetleri de “kararlara etkin katılım” konusunda toplantı yaptı.

Başbakan Hüseyin Özgürgün de Cenevre'de gerçekleştirilen Kıbrıs görüşmeleri ve 5’li Konferans toplantıları için dün Cenevre’ye gitti.



Uluslararası konferansın açılışını BM Genel Sekreteri Guterres yapacak



Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres'in, İsviçre'nin Cenevre kentinde 12 Ocak'ta garantör ülkelerin katılımıyla düzenlenecek Kıbrıs konusundaki uluslararası konferansın açılışını yapacağı bildirildi.

BM Cenevre Ofisi'ndeki basın toplantısında konuşan BM Enformasyon Merkezi'nin Başkanı Alessandra Vellucci, Genel Sekreter Guterres'in uluslararası konferansa katılmak üzere bugün New York'tan ayrılarak Cenevre'ye geçeceğini aktardı.

Vellucci, Guterres'in perşembe günü gerçekleştirilecek konferansın açılışını yapacağını ve ilk oturumuna başkanlık edeceğini ifade etti.

Öte yandan AA muhabirine konuşan Vellucci, 12 Ocak'ta garantör ülkeler Türkiye, Yunanistan ve İngiltere ile adanın her iki kesiminin katılacağı uluslararası konferansta, Avrupa Birliğinin de gözlemci sıfatıyla yer alacağını söyledi.

Vellucci, "Konferansın katılım düzeyine ilişkin henüz elimizde teyit edilmiş bir bilgi yok. AB gözlemci olarak katılacak fakat hangi düzeyde temsil edilecek henüz netleşmedi. Doğrusu garantör ülkeleri kimin temsil edeceği de belli değil. Yarın sabah (bugün) daha detaylı bilgi paylaşabiliriz." dedi.



Serdar Denktaş: “Kimsede ‘bu iş burada bitecek’ diye bir beklenti yok”



Cenevre’de BRT’ye konuşan Denktaş, “Rum tarafı, tanıdık yaklaşımı ile aşırı taleplerle karşımıza gelmeye devam ediyor” diye konuştu.

Denktaş, “Gerçekten niyetliyseniz, karşı tarafı rahatsız eden aşırı talepler masaya koymazsınız” dedi.

Başbakan Yardımcısı Denktaş, “Dün mülkiyet görüşüldü, genel olarak müzakereler Kıbrıs’taki şekliyle devam ediyor. Bu işi burada bitecek diye bir beklenti hiç kimsede yok” ifadelerini kullandı.

“Genel olarak burada yapılan müzakereler ile Kıbrıs’ta yapılanlar arasında bir fark yok, aynı seviyededir. Kimsede bu iş burada bitecek diye bir beklenti yok” diye konuşan Denktaş, “Düzenlenen yemekte Rum siyasi parti başkanları ile bir araya geldik ve gördüm ki onlarda da aynı izlenim var” dedi.

Bazı konularda ilerlemeler sağlanabileceğini kaydeden Denktaş, Cenevre’de sonuca ulaşmanın mümkün olamayacağının belli olmaya başladığını belirti.

“İlerleyen günler içinde durum daha da netleşecek ancak benim gördüğüm, buradan bir sonuç çıkmayacağadır” diyen Denktaş, “Dünkü görüşmeden sonra Cumhurbaşkanı’ndan aldığımız bilgiler ışığında kendi görüşlerimizi yazılı olarak sunduk. Elimizden gelen yardımı hükümet olarak yapmaya çalışıyoruz. Elbette Rumlardan gelen gereksiz ve aşırı isteklerin karşısında bir duruş sergilemeye devam ediyoruz” dedi.

Başbakan Yardımcısı Denktaş, süreci yakından takip ettiklerini ifade ederek, “Çok büyük bir umut içerisine girmeye gerek yok. ‘Hadi burada bu iş bitsin’ tavrına girmenin de anlamı yok. Belli ki bir şeyler konuşulacak ama Kıbrıs’ta görüşmeler devam edecek” diye konuştu.



Yıldırım: "Adada adil, eşit bir yönetişim sistemi garanti altına alınmalıdır”



TC Başbakanı Binali Yıldırım, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ile Kıbrıs Rum Kesimi arasındaki görüşmelere ilişkin, "Birtakım alınan mesafeler, anlaşılan konular var ama tabii Türkiye'yi ilgilendiren tarafı da var bu işin. Ada'da adil, eşit bir yönetim sistemi garanti altına alınmalıdır. Sadece toplumların birbirine güvenleri yetmez. Geçmiş dönemlerinde yaşanan acı tecrübelerin ışığında her şeyin teminat altına alınması lazım" dedi.

Yıldırım, 9. Büyükelçi̇ler Konferansı'na katılan büyükelçileri Çankaya Köşkü'nde kabul etti.

Burada yaptığı konuşmada, KKTC ile Kıbrıs Rum kesimi arasında Cenevre'de süren görüşmelere de değinen Yıldırım, "Birtakım alınan mesafeler, anlaşılan konular var ama tabii Türkiye'yi ilgilendiren tarafı da var bu işin. Adada adil, eşit bir yönetişim sistemi garanti altına alınmalıdır. Sadece toplumların birbirine güvenleri yetmez. Geçmiş dönemlerde yaşanan acı tecrübelerin ışığında her şeyin teminat altına alınması lazım. Teminat da Türkiye’dir, Türk tarafı için. Rum tarafı için de teminat Yunanistan'dır. O bakımdan buradaki görüşmelerin, adil ve kalıcı bir barışı birlikte iki federasyonlu bir devletin dönüşümlü başkanlığı da oluşturacak şekilde tesis ederek sürdürülmesi en büyük dileğimizdir. Bunun için katkı sağladık, sağlamaya da devam edeceğiz." diye konuştu.

AB'nin "geçen sefer olduğu gibi işin kenarında durmaması gerektiğini" dile getiren Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

"2004'teki işte bize kazık attılar, daha doğrusu Kıbrıs Türk tarafına kazık attılar. 'Bu sefer aynı şeyi yapmayın' dedik. Eğer burada bir çözüm olacaksa Türk tarafı, Rum tarafı, Birliğin aynı anda üyesi olacaksa bu dörtlü özgürlükten taviz verilmemesi lazım. Ne yapıyorsunuz? Siz Kıbrıs Türk tarafını Avrupa Birliğine sokmuş oluyorsunuz, peki ne olacak? Kıbrıs Türk tarafıyla Türkiye'nin ilişkileri nasıl olacak?

Orada bir adaletsizlik olmaması lazım, serbest dolaşım, insanların, hizmetlerin, sermayenin serbest dolaşımının mutlaka Türkiye'ye de sağlanması lazım. Yani AB'ye girişin bir provasını Kıbrıs'ta başlatabiliriz. Bu, yeterince güvenceyi de bir anlamda sağlamış olur. Bütün bunlar konuşulacak, görüşülecek ve ümit ederiz ki güzel bir sonuç ortaya çıkar."



Schaefer: “Kıbrısta çözüm Avrupa ve bölge için önemli”



Almanya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Martin Schaefer, Kıbrıs sorununun çözümünün sadece bölge için değil Avrupa için de önemli olduğunu söyledi.

Cenevre'de devam etmekte olan Kıbrıs müzakereleriyle ve 12 Ocak'ta yapılacak Kıbrıs Konferansı'na üç garantör gücün (Yunanistan, Türkiye, İngiltere) temsil düzeyiyle ilgili soruları yanıtlayan Schaefer, nihai bir çözüm hedefiyle müzakerelere katılmak için devlet veya hükümet başkanlarına gerek olmadığını belirtti.

İran nükleer programı için görüşmelerde bile Dışişleri Bakanlığının ilgili birimlerinin katılmayacağını örnek gösteren Sözcü, Avrupa Birliği'nin katılımıyla ilgili olarak katılımın müktesebatla ilgili bazı konuların kararına katkıda bulunabileceğini ifade etti.

Martin Schaefer, bütün taraflar için olumlu bir duruş olmasının, gerekli tedbirleri desteklemeye hazır olmanın önemli olduğuna işaret etti.

Atina ve Ankara'ya Kıbrıs'taki iki toplumun güvenlik ve Türkiye ordusunun varlığı konuları dâhil uzlaşmalarına saygı göstermeleri çağrısı yapan Schaefer, müzakere masasında zor konular olacağını, Kıbrıs'taki liderlerin adadaki bölünmenin üstesinden gelmek için acı verici ve zor uzlaşmalar yapmak istediklerini kaydetti.

Bu hafta sonu bir çözüm bekleniyor mu sorusunu yanıtlayan Almanya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, “Menu hazırdır. Ancak bütün sürece hizmet edip etmeyeceğini bekleyip görelim” şeklinde konuştu. (Kıbrıs Postası)



İngiltere Dışişleri Bakanı Johnson konferansa katılacak



İngiltere Dışişleri Bakanı Boris Johnson, İsviçre'nin Cenevre kentinde 12 Ocak'ta Kıbrıs barış görüşmeleriyle ilgili yapılacak uluslararası konferansa katılacak.

İngiltere Dışişleri Bakanlığı Ortadoğu'dan Sorumlu Devlet Bakanı Tobias Ellwood İngiliz Parlamentosunda yaptığı açıklamada, "Adada iki tarafın çabalarını tebrik ediyoruz. Dışişleri Bakanımız bu önemli görüşmelerin ilerlemesini sağlamak için Cenevre'ye gidecek. Bir çözüm bulunmasını umuyoruz." dedi.

Cenevre'deki görüşmeler öncesi garantör ülke İngiltere yoğun diplomasi trafiği yürüttü. İngiltere Dışişleri Bakanlığı Avrupa ve ABD'den Sorumlu Devlet Bakanı Alan Duncan müzakereler öncesi geçen hafta Türkiye ve Yunanistan'da temaslarda bulunmuştu. Cenevre'deki zirvede Boris Johnson'ın yanı sıra İngiltere heyetinde Duncan da bulunacak.

Kıbrıs konusu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve İngiltere Başbakanı Theresa May arasında geçen hafta yapılan telefon görüşmesinde de gündeme gelmişti. İngiltere Başbakanlığı, görüşmede iki liderin Cenevre'deki Kıbrıs müzakerelerinin başarıya ulaşmasının önemi üzerinde görüş birliğine varıldığını bildirmişti.

İngiliz hükümeti, Kıbrıs barış süreciyle ilgili müzakerelere tam destek verdiğini vurgularken, "her iki tarafın göstereceği cesaret ve kararlılıkla bir çözüme ulaşılabileceği konusunda umutlu olduğunu" belirtiyor.



Rum Ulusal Konseyi’ne verilen belge sızdırıldı



Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in, bilgilendirmek maksadıyla dün gece Rum Ulusal Konseyi üyelerine verdiği Mülkiyet ile ilgili gizli belgenin basına sızdırıldığı haber verildi.

Rum radyosu Anastasiadis’in Rum siyasi liderlere artık belge ile bilgi vermeme kararı aldığını duyurdu.

Anastasiadis dün gece Konsey üyesi siyasi parti başkanlarına, basına kesinlikle sızdırılmaması şartı ile Mülkiyet’le ilgili gizli belgeyi verdiği belgenin basına sızdırılmasından çok rahatsız oldu ve artık siyasi parti başkanlarına bilgilendirmeyi belge ile yapmamaya karar verdi.

DİSİ Başkanı Averof Neofitu, AKEL Genel Sekreteri Andros Kiprianu ve Vatandaşlar İttifakı Başkanı Yorgos Lillikas belgenin sızdırılmasını kınayan açıklamalar yaptı.

Üç siyasi parti başkanı belge sızdırılmasını “milli davaya zarar verecek”, Rum “müzakere kabiliyetinin altını oyan”, “uluslararası örgütlerle ilişkileri bozan” hareket diye niteledi. Siyasiler, Rum Yönetimi Başkanı Anastasiadis’e destek çıkılması, altının oyulmaması gerektiği telkininde bulundu.



Beşparmak Grubu: “Cenevre, federal ortaklık için yolun sonu…”



Beşparmak Düşünce Grubu, Cenevre’de başlayan Kıbrıs zirvesinin 48 yıldır devam eden Kıbrıs müzakerelerinde federal ortaklık için yolun sonu olduğunu belirterek, çözüme ulaşılmaması halinde KKTC’nin güçlendirilmesi ve federal çözüm dışında alternatifler geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.

Beşparmak Düşünce Grubu, “Türkiye Cumhuriyeti Yöneticileri ve Halkına Açık Mektup” başlıklı yazılı açıklama yaptı.

Açıklamada “9-12 Ocak 2017 tarihleri arasında Cenevre’de yapılacak Kıbrıs Zirvesi öncesinde vazgeçilmez addettiğimiz yaşamsal hususları, kendileri ile aynı tarihi ve milli bağlarla aynı din, dil ve kültürü paylaştığımız ana vatan Türkiye yöneticilerinin ve halkının dikkatine sunmakta fayda görüyoruz” denilerek vazgeçilmezler şu şekilde sıralandı:

“Siyasi/egemen eşitlik, dönüşümlü başkanlık ve federal organlarda kararlara etkin katılımın mutlak şekilde gözetilmesi; olası bir uzlaşının bir kuruluş anlaşması ile yeni bir ortaklık devleti olarak ortaya çıkması.

Kendi kurucu devletlerinde Kıbrıs Türklerinin bariz ve kalıcı nüfus ve mülkiyet çoğunluğuna sahip olacağı sulandırılmamış iki kesimlilik ve iki toplumluluk.

Mülkiyet konusunda bireysel değil toplu çözümlerin öne çıkarılması; on yıllar içinde oluşan sosyo- ekonomik yapının bozulmaması ve insanların yeniden göç etmek durumunda kalmaması için yasalarımız altında hak sahibi olanlarla mevcut kullanıcıların haklarının korunması.

Getirilecek düzenlemelerin Avrupa mahkemelerinde bozulmaması için bunlara AB'nin birincil hukuku statüsü kazandırılması; bu amaca yönelik kalıcı derogasyonlar uygulanması.

On yıllardır uluslararası izolasyon ve kısıtlamalara tabi tutulan Kıbrıs Türk ekonomisinin AB standartlarına uyumu ve rekabet edebilirliğinin sağlanması için yeterli geçiş dönemi uygulanması.

Toprak konusunda ekonomik yaşanabilirlik, verimlilik ve güvenlik kriterlerinin mutlak gözetilmesi; iki kesimlilik ilkesinin özel bölgeler, federal bölgeler veya benzeri düzenlemelerle ihlal edilmemesi.

Gerçek bir beka sorunu olan Güvenlik ve Garantiler konusunda Türkiye'nin etkin ve fiili garantisinin muhafazası; bunun sağladığı caydırıcılığın korunması; mevcut garanti sisteminin iki ayağını oluşturan Garanti ve İttifak Antlaşmaları’nın devamı.

İki Garantör ve ana vatan olarak Türkiye ve Yunanistan’ın Kıbrıs’ta eşit seviyede en fazla müsaadeye mazhar ülke statüsünde olması.”

Açıklamada, bu unsurları içermeyen bir anlaşmanın sürdürülebilir olmayacağı gibi, adada yeni çatışmalara yol açma riskini de taşıyacağı ve kısa sürede Kıbrıs Türklerinin erime sürecini başlatacağı kanaati ifade edildi.

Beşparmak Grubu açıklamasında böyle bir durumda, 1959-1960 yıllarında imzalanan Londra ve Zürih Anlaşmaları sonucu Doğu Akdeniz’de kurulan dengenin Orta Doğu’da gerginliğin en üst düzeye çıktığı bugünlerde Türkiye aleyhine bozulacağı kaydedildi.

Açıklamada, adanın bütününe sahip çıkma emellerinden vazgeçmeyen Rum-Yunan ikilisinin yeni bir ortaklık öngören tüm Birleşmiş Milletler planlarını reddettiği kaydedilerek, bu retçi tutumuna karşın Rum tarafı AB’ye üye yapılırken, Annan Planı’nı büyük bir oranla kabul eden Kıbrıs Türk halkının verilen sözlere rağmen uluslararası alanda ambargolar altında tutulmaya devam edildiği, bu durumun uluslararası ilişkilerde uygulanan çifte standart ve adaletsizliklerin en çarpıcı örneklerinden biri olduğu vurgulandı.

Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“48 yıldır ucu açık görüşmelerde adeta masaya tutsak edilen Kıbrıs Türk halkının uluslararası alanda tabi tutulduğu gayrı insani muamele ve ambargolardan kurtulmayı istemek hakkıdır. Eğer bu son çaba da yukarıda ana hatları çizilen sonucu vermezse, federal çözüm arayışlarının tüketildiği bir kez daha teyit edilmiş, yani yolun sonuna gelinmiş olacaktır.

Bu durumda, daha fazla zaman kaybetmeden, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin içte ve dışta her bakımdan güçlendirilmesi için yoğun çaba harcanması; federal çözüm dışında alternatif çözümler geliştirmek için geniş katılımlı çalışmalar başlatılması gereklidir.

Adada bir uzlaşı olsun veya olmasın, Türkiye Cumhuriyeti kurumları ve halkının bu ortak mücadelede, her zaman olduğu gibi, yine yanımızda duracağına olan güvenimiz tamdır.”

Açıklamada ayrıca, Kıbrıs Türkü’nün kopmaz parçası olduğu Türk milletinin içinden geçmekte olduğu zor dönemde yaşanan acıların yürekten paylaşıldığı belirtilerek, menfur saldırılarda yaşamını kaybedenlerin yaslı ailelerine ve Türk milletine başsağlığı dilendi.













Enformasyon Dairesi







Facebook





Twitter





Website





Instagram













Dışişleri Bakanlığı







Facebook





Twitter





YouTube





Website













KKTC Dışişleri Bakanlığı

Enformasyon Dairesi



Tel: +90 (392) 228 3365 / 228 3241

Fax: +90 (392) 228 4847

E-Mail: pio@mfa.gov.ct.tr

Adres: Selçuklu Caddesi, Lefkoşa KKTC

via Mersin 10 / TURKEY



Twitter: @trnc_pio

Facebook: TRNC Public Information Office / KKTC Enformasyon Dairesi

Youtube: KKTCDisisleri





Yorumlar











Aktif Ziyaretçi 23
Dün Tekil 838
Bugün Tekil 146
Toplam Tekil 1875623
IP 54.145.95.149






TURAN-SAM PRINTED ISSN: 1308-8041
TURAN-SAM ONLINE ISSN: 1309-4033
Journal is indexed by:

































































2 Zi'l-Hicce 1438
Ağustos 2017
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31


Asil yetimler anadan babadan değil, ilim ve ahlaktan yoksun olanlardır. (HZ. ALİ)


Ekle Çıkar









Anasayfa - Amaç - Misyon - Vizyon - Faaliyetler - Tüzük - Yönetim - Yasal Uyarı - İletişim

Her Hakkı Saklıdır © 2007 - 2017 TURAN-SAM : TURAN Stratejik Araştırmalar Merkezi
Sayfa 1.788 saniyede oluşturulmuştur.

TURAN-SAM rssTURAN-SAM rss
Google Sitemap

"Bu site en iyi mozilla firefox'ta 1280x960 çözünürlükte görüntülenir."

Turan Portal v1.3 | Tasarım TURAN-SAM , Kodlama Serkan Aygün

Turan Nedir?, Bilimsel Dergiler, En popüler Bilimsel Dergi, Endeksli Bilimsel Dergiler, Saygın Bilimsel Dergi, Türk Dünyasının en popüler ve en saygın Bilimsel Hakemli Dergisi, SSCI, SCI, citation index, Turan, Türk Devletleri, Türk Birligi, Türk Dünyası, Türk Cumhuriyetleri, Türki Cumhuriyetler, Özerk Türkler, Öztürkler, Milliyetçi, Türkçü, Turancı, Turan Askerleri, ALLAH'ın askerleri, Turan Birliği, Panturan, Pantürk, Panturkist, Türk, Dünyası, Stratejik, CSR, SAM, Center for Strategical Researches, Araştırma, Merkezi, Türkiye, Ankara, İstanbul, Azer, Azeri, Azerbaycan, Bakü, Kazakistan, Alma-Ata, Astana, Kırgız, Bişkek, Kırgızistan, Özbekistan, Özbek, Taşkent, Türkmen, Türkmenistan, Turkmenistan, Aşxabad, Aşkabat, Ozbekistan, Kazakhstan, Uzbekistan, North, Cyprus, Kıbrıs, MHP, AKP, CHP, TURKEY, Turancılık, KKTC, Vatan, Ülke, Millet, Bayrak, Milliyet, Cumhuriyet, Respublika, Alparslan Türkeş, Atatürk, Elçibey, Bahçeli, Aytmatov, Bahtiyar Vahabzade, Yusuf Akçura, Zeki Velidi Togan, İsmail Gaspıralı, Gaspırinski, Nihal Atsız, Alptekin, Kürşad, Tarih, Kardeş, Xalq, Halk, Milletçi, Milliyetçi, Yürek, Ürek, Türklük, Beynelxalq, Arbitrli, Elmi, Jurnal, Nüfuzlu